| Yazar | : | Tunca Arslan |
| İsbn | : | 9758725645 |
| Yayın Tarihi | : | 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 206 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | İthaki Yayınları |
Benzerlikleri o kadar çok ki... Biri yönetmenin, diğeri teknik direktörün eseri... Ama ikisi de, aynı zamanda bir ekip ruhuna ihtiyaç duyuyorlar. Oyuncuları saymıyorum bile... Biri ışıkçısı, sesçisi, set işçisi, montajcısı derken perde gerisi onca emeğin ürünü; diğerinde de kondisyoneri, masörü, malzemecisi, doktoru vs.'i var... İkisi de bir para yatırana bakıyor... Ve en önemlisi yaratıcılarının elinden çok çabuk kurtulup kendi serüvenlerini yaşıyorlar. İkisinin de yaklaşık 90 dakikalık süreleri oluyor.
Sinema ve futbol... Kökleri 19. yüzyılın sonunda atılmış, ama büyüyüp serpilmelerini 20. yüzyılda bulmuş iki önemli afyon. Biri kapalı bir mekânda, diğeri açık havada kitlelerin en temel uyuşturucusu... Peki, birbirlerinin farkındalar mı? Elbette... Zaman zaman ikisi bir araya geliyor ve kitleler daha bir fazla uyuyor, lezzetleri daha bir fazla katmerleşiyor...
Biri, Lumière kardeşler dolayısıyla Fransız icadı sayılıyor; diğeri ise Manş'ın öte yanında, Büyük Britanya'da doğdu ve virüs, Ada'dan bütün dünyaya yayıldı.
Aslında ikisi de ayrı ayrı sevilebilir; zaten çoğu kez birinin varlığı, sevenine yetip de artıyor bile. Kesiştiklerinde meydana gelen 'ara küme'lerin sayısı çoğalsa fena mı olur? Olmaz elbette ama açıkçası futbol, sinemanın ilgi alanına girerken sanki utangaç bir tavır takınıyor. 100 yılı aşkın geçmişinde sinema, galiba futbolu o kadar da içine sindiremedi. Neden dersiniz?..
Şöyle bir nedeni olabilir mi acaba? Futbol görsel açıdan estetiğini, enikonu yaratmış bir spor. Bu anlamda sinemaya çok da ihtiyacı yok. Futbolun önce gözü, sonra da ruhu okşayan özelliklerine, biz zaten televizyon vasıtasıyla bir şekilde ulaşıyoruz. Kameraların futbol sahasına girişinden itibaren, kendi özel estetiğini dayattığı bilinen bir gerçek. Genel planlardan detaylara, (çocukluğumuzun unutulmaz sözcüğüyle söylersek) 'replay'lerden kale arkalarına 'televizyon usulü futbol', zaten bir aksiyon ya da western filminin özelliklerini izleyicisine tattırıyor.