| Yazar | : | Ferit Devellioğlu |
| Yayın Tarihi | : | 1973 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 351 |
| Ölçü | : | 14 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Balkan Cilt ve Basımevi |
Dillerin incelenmesinde genellikle çok önemli olan bir nokta, nedense hep ihmal e uğrar. Bir yazarı okumak, bir konuşmayı iyice anlayabilmek için dilin sadece gramer, sentaks kurallarını bilmek yeterli sayılmaz; aynı zamanda o dilin tipik örneklerini, -kurallara aykırı olduğu halde- yerleşmiş, kökleşmiş deyimlerini, atasözlerini, özdeyişlerini, dar ölçüde de olsa, argosunu ve bunların açıklamalarını bütün incelikleriyle kavramış olmak gerekir.
Edebi konular dışında halktan, halkın yaşantısından söz eden romanlarda, gazetelerde, dergilerde ve başkaca günlük hayatımız da sık sık kullandığımız bir takım deyim, atasözü, özdeyiş ve argo gibi sözler ve cümleler vardır ki bunlar kelime kelime tercüme edildiği zaman gerçeğe tamamen ters düşen bir anlam çıkar ortaya. İşte bu bakımdan deyim ve atasözlerini daima anlam değil, kavram bakımından ele almak en doğru yol olur. Bu görüş çizgisinden uzaklaşan bazı çevirmenler, dildeki özellikleri kavrayamadıkları için çoğunlukla bağışlanamayacak ölçüde büyük yanılmalara sebebiyet vermiş olurlar. Sözgelişi: Fransızcadaki "vouloir c'est pouvoir" atasözü, kelime bakımından Türkçeye çevrildiği zaman "istemek, muktedir olmaktır" şeklinde buram buram tercüme kokusu duyulan sakat bir tanım çıkar ortaya; oysa dilimizde böyle bir atasözü de bulunmadığına göre biz bunun sözlük anlamını bir yana iterek, bu atasözünü kavram bakımından dilimize aktarırsak, o takdirde ibarenin gerçek karşılığını: "meramın elinden bir şey kurtulmaz" veya "meramın elinden ne kurtulur" gibi yerinde bir atasözü ile vermiş oluruz. Sonra : "deux moineaux sur un épi ne sont pas longtemp amis" veya "fin contre fin ne vaut rien pour doublure", "kurnazlıkta eşit olan iki kişi birbirini aldatamaz" anlamına gelen bu atasözünün de Türkçe karşılığı : "iki cambaz bir ipte oynamaz" olacaktır. Bir deyime örnek: "l'affaire est dans le sac = elde edilmiş sayılan iş, şey" anlamına gelen bu cümlenin karşılığı kısaca : "çantada keklik" olmalıdır. Keza; "mettre ci quelqu'un la figure en marmelade = birinin yüzünü, gözünü yara bere içinde bırakmak, suratını çarşamba pazarına çevirmek". Argo olarak da : "écorcher le renard = kusmak, kayetmek, tavus kuyruğu çıkarmak, kartvizit bırakmak" gibi…