| Yazar | : | Alp Alper |
| İsbn | : | 9789944016322 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 241 |
| Ölçü | : | 30 x 36 cm |
| Yayınevi | : | Promat Basım Yayın |
İstanbul üstünde uçanlar arasında öncelik kuşların olmalı elbette! Kentin kanatlı sahipleri arasında ilk sırayı da martılar alır. Deniz tavuğu da denilen martıların beyaz gövdesi, sarı ayak ve gagaları, İstanbul'un iki yakasını bir araya getirmeye çalışan vapurlara da renk verir. Vapurların gövdesi beyaz, bacası ve can simitleri sarıdır. Araba taşıyan vapurlara siyah rengi veren de karabatak1ardır.
Denize en yakın uçan yelkovan kuşları var bir de!.. Suyun bir karış üstünde telaş içinde, Boğaz'ın bir ucundan öbür ucuna sürü halinde uçan yelkovan kuşlarının, taht kavgası nedeniyle öldürülen şehzadelerin ruhları olduklarına inanılır.
Bir karganın en az yüz yıl yaşadığını düşünecek olursak, İstanbul'un değişiminin yaşayan en eski tanıklarının, zeki oldukları ornitologlar tarafından onaylanan bu siyah önlüklü okul kuşları olduğu aşikârdır. Kentin en yüksek yeri olan Alemdağ'a özgü Alemdağ İspinozu'nun yanı sıra, Boğaz'daki kasırların bahçeleri arasında uçuşan papağanlar da, İstanbul'da olup bitenleri kuş bakışıyla gören sakinlerden bazılarıdır...
İstanbul'un üstüne uçan bir insanın gölgesinin düştüğü ilk tarih ise 1l59'dur. Bizans İmparatoru Manuel Komminos'u ziyarete gelen II. Kılıçarslan'ın yanındaki bir Türk hazırladığı özel elbiselerle hipodromda uçuş denemesi yapar. Günümüzde Venedik'in Sen Mark Meydanı'nda bulunan dört at heykeli Haçlı seferleri sırasında İstanbul'dan talan edilmiştir. Bu heykeller, hipodromda imparatorun oturduğu locanın önünde durmaktaydılar. Diktiği elbiselerle uçuş denemesi yapan Türk'ün başına gelenlerin en uzak tanıkları işte bu at heykelleridir; İstanbul'da ise kala kala Sultanahmet Meydanı'ndaki iki dikili taş ve burmalı sütun kalmıştır...