| Yazar | : | Haldun Soygür |
| İsbn | : | 9756287910 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 217 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Okuyan Us Yayın |
| Bahsi Geçen | : | Fikret Ürgüp |
"Küçük, alelade bir mahluk olmadıklarını birbirlerine hatırlatmaları, insanların dostluk bağlarını kuvvetlendirir.
Bunun için konuşmak bile istemez.
Aynı cinsten balıklar, aynı sular içinde yüzerlerken nasıl birbirlerini bulurlar ve beraber olurlarsa, aynı cinsten insanları da farkına varmadan birbirine çeken bir bağdır dostluk.
Dostluk hayatta başlayıp ölüme kadar insanı teşci eden bir kuvvettir.
Hatta ölümde bile, ölenle kalan birbirlerine yalnız olmadıklarını hatırlatırlar.
Eski Yunan mezarlarının üzerlerindeki kabartmalarda ölü, geride kalanın elini sıkarken o kadar ciddidir...
Dost olabilecekler, toplum içinde birbirlerini bazı işaretlerden tanırlar.
Resmini yaparken, Van Gogh'a bakan Dr. Gachet'nin gözlerindeki sıcak anlayış.
Bir ananın çocuğunun ensesini tutuştaki karşılıksız şefkat.
Hakiki bir el sıkışması gibi... Mina Urgan'ın "Bir Dinazorun Anıları"nı okuyordum. Herkes gibi.
Kitabının "bestseller olması" onu az bulunur olmaktan alıkoymuyordu.
Hoş bir sarhoşluk duygusu içinde, kitabın sayfalarında dolaşıyordum.
Bir paragrafa uğradım. Orada Fikret Ürgüp vardı. Sevgiyle ve acıyla anıyordu onu Mina Urgan:
"Beni mahveden başka bir öl üm türü, başarabileceklerini başaramadan, onlardan beklenenleri gerçekleştiremeden ya da Oblomov'luk ya da alkol yüzünden ölüp gidenlerdir.
Böyleleri yaşıtım da olsa, gene allak bullak olurum. Arkadaşım Fikret Ürgüp'ün cenazesinde kendimi tutamayıp ağlamamın nedeni budur. Gençliğimde tanıdıklarım arasında Fikret kadar yeteneklisi az bulunurdu.
Çok canayakın, çok sevimli, çok pırıl pırıldı Fikret. Hem dahiliye hem psikiyatri uzmanlığına sahip mükemmel bir hekimdi.
Fikret ressamdı, Fikret yazardı, Fikret'in yapamayacağı şey yoktu…'