| Yazar | : | Timuçin Mert |
| İsbn | : | 9759198444 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 208 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bir Harf Yayınları |
Stratejik açıdan baktığımızda neredeyse dünya coğrafyasının merkezi sayılacak bir alana kurulmuş bulunan İstanbul, yüzyıllar boyunca dünyanın hem en önemli hem de en güzel şehri sayılmış ve bu ünü günümüze kadar devam etmiştir.
En önemli kent olmak özelliğini ona ilk önce kurulduğu nokta kazandırmaktadır. Asya ve Avrupa'nın ortasında yeşille mavinin kaynaştığı bir yeryüzü cenneti. Bunun için ilk çağlardan beri hem askeri ve stratejik önem taşımıştır. Başlangıçta sadece bir Roma şehri olarak kurulduğu halde, zamanla bu imparatorluğun başkenti Roma kadar önem kazanmıştır. Hatta 300 tarihinden itibaren resmi başkent halini almış, 470 yılında Batı Roma'nın yıkılışı üzerine Doğu Roma İmparatorluğu'nun merkezi olmuş, bu olay tarihte İlkçağ'ın kapanarak Ortaçağ'ın açılmasının başlangıcı sayılmıştır. İstanbul, böylece 330 tarihinden itibaren 140 yıl, Roma ve Ortaçağ'ın başlamasından 983 yıl süreyle Doğu İmparatorluğu'nun merkezi olarak dünyanın en önemli şehri sayılmıştı. 1453 yılında Türkler tarafından, ebediyen alınması ise, Ortaçağ'ın sona ermesiyle Yeniçağ'ın başlamasına neden olmuş ve ondan sonra Roma İmparatorluğu'nu geçerek tarihte bir eşi benzeri olmayan Osmanlı Türk İmparatorluğu'nun merkezi olarak büyük önem kazanmıştır. Bu durum, Ankara'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti ilan edilmesine kadar, yani 470 yıl devam etmiştir. İstanbul başkent olmaktan çıktıktan sonra Türkiye'nin en önemli şehri özelliğini yalnız siyasi anlamda kaybetmiş. Ancak diğer özellikleriyle bunu devam ettirmiştir. Bu özellikleri ise en büyük, en kalabalık, en güzel, çeşitli ve değişik medeniyet ve kültür eserleriyle bunların kalıntılarına en fazla sahip bulunan, Türk ilim, fikir ve sanat âleminin nabzının tutulduğu, en güzel Türkçe'nin konuşulduğu, en ince Türk görenek ve geleneklerinin yaşadığı bir şehir oluşu, üstelik askeri ve ekonomik alanda stratejik önemini özellikle sanayinin merkezi bilinişidir,