| Yazar | : | Hasan Kazankaya |
| İsbn | : | 9758269615 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 753 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Toplumsal Dönüşüm Yayınları |
"Fatih Devri" Osmanlıların en önemli devirlerinden biri olduğuna muhakkak ki şüphe yoktur. Ben, Fatih hakkında eserler okudukça bilmediğim, tanımadığı m bir Fatih'le karşılaştım... Bu, okullarda okuduğumuz Fatih Sultan Mehmed değildi!.. Okumamı derinleştirdim. Gördüm ki; İstanbul'un fethi hakkında kitap yazan kuşatmada bulunmuş bir tek tarihçimiz var: Tursun bey... Kitabında da belge niteliğinde fazla bir şey yok!.. Bir rakam yok. Tarih, sayı yok... Hayal gibi bir şey…
Hâlbuki kuşatma da bulunmuş batılı tarihçiler: Dukas, Frantzes, Nicolo Barbaro gibi yazarlar, İstanbul'un fethini bütün çıplaklığı ile yazmışlar. Hatta Barbaro, kuşatma ve fethi, gün gün yazmış...
Bütün bu Türk ve Batı kaynaklı tarihçileri okuduğum vakit, bu sefer de şüpheye düşmeye başladım!..
Acaba hangisi doğru?
Batılılar katil bir Fatih; Türkler, evliya bir Fatih yaratıyorlar...
Okumamı biraz daha derinleştiriyorum: Fatih zamanında yaşamış fakat kuşatmayı ve fethi görmemiş, tarihçileri buluyorum...
"Tevarih-i Al-i Osman" adlı eseriyle Aşık Paşa Zade çıkıyor karşımıza... Kitabını okuyorum. Biraz ışık görür gibi oluyorum!.. Aynı asrın kuşatmayı görmemiş fakat Fatih'le aynı asırda yaşamış Batılı tarihçilerine bakıyorum: Kritovulos, Chalkondil, Puskulos, Fransua Fileife, Zorzo Dolfın...
Okudukça şüphem artıyor... Acaba hangi taraf doğru yazıyor? Yine:
Batı 'ya göre Fatih bir katil...