| Yazar | : | Ali Himmet Berki |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 240 |
| Ölçü | : | 13 x 20 cm |
İstanbul fethinin beş yüzüncü yıl dönümü münasebetiyle o devrin adalet hayatının tarafımdan yazılması hususunda sabık Adalet Bakanı Sayın Fuad Sirmen'in arzuları bana bildirildiği zaman hayli düşündüm ve o devre ait adli vakalar hakkında hatıramı yokladım ve mevcut eserlerden ne dereceye kadar istifade edebileceğimi göz önüne aldım.
Mesele mahkemelere ve adalete taalluk ettiği cihetle tarihle iştigal etmemiş olmam beni menfi karara sevketmedi. Ancak elde toplu olarak kaza ve idareye ait tam istifade edilebilecek bir eser yok idi. Türk ve İslam müverrihleri en çok vukuatı harbiye ve siyasiye ve o kadar da askeri ve ilmi teşkilat ve faaliyet ile meşgul olarak adli ve idari teşkilatı ve teferruatını zapt etmemişlerdi. Bunca araştırmaya rağmen o devrin vakfiyelerinden maada mahkemeler sicilatına bile tesadüf olunamadı. Bizans ve Hristiyan yazarları bitaraf olmamakla beraber hemen hemen aynı mesleki takip etmişlerdir.
Söze başlar başlamaz bu tarihçilerin garazkârlıklarına temas etmemi garip bulmayınız. Ben ilim ve erbabını hürmetle karşılarım. Fakat bunlar Hazreti Fatih'in, dünya ve İslam tarihinin seyrini değiştiren büyük muvaffakıyetinden o derece hırçınlaşmışlardı ki onu ve ordusunu tarih önünde küçültmek için akla gelmedik isnatlarda bulunmuşlardır. Bu şartlar içinde iradem, üzerinde hissiyatım hâkim oldu ve kararımı bu tesir altında verdim. Ta Rüşdiye mektebi sıralarında bana zevkli bir heyecan ve milli gurur veren bu büyük Türk dahi ve kahramanı hakkında tetebbuda bulunmamak milli bir vazifeyi ifadan kaçınmak olacaktı. İşte bu düşüncelerle bu kitabı yazmağa başladım.
Fatih Sultan Mehmed, yalnız adli bakımdan değil varlığının her safhası bakımından ciltlerle kitap ve destan yazılmağa değer bir hükümdardı. Çocukluğundan itibaren geçen temiz hayatı içinde hep milletini, milletinin saadetini düşünmüş, varlığını milletinin hayır ve saadetine hasrederek gençlik çağlarını savaş meydanlarında ve mihnet ve meşakkat içinde geçirmiştir. Kendisine çok zamanlar rahat bir uyku bile nasip olmamıştır.