| Yazar | : | Karen Barkey |
| İsbn | : | 9786055691325 |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2011 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 412 |
| Ölçü | : | 14,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Versus Kitap |
İstanbul'un Anadolu yakasındaki Çamlıca tepesinden, çok dinli, çok etnikli imparatorluk başkentinin muhteşem manzarası görülür. MÖ 685 ile 657 arasında kurulmuş birçok uygarlığın merkezi olan, MS 324'te Jüstinyen tarafından alınıp "Yeni Roma" diye adlandırılan, MS 330'da Constantinople denilen, 1453'te Osmanlılar tarafından fethedilen, sonra Yunanca "şehre doğru" anlamına gelen eis tin polin'den İstanbul adını alan imparatorluk başkenti. İstanbul, 1458'de Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olmuştur.
Çamlıca'daki bu tepeden sık sık şehrimi seyreder, birbirinden farklı iki tarih dersi dinlerdim. Birini, 1. Dünya Savaşı'nda imparatorluğun askeri olarak çarpışmış bir Osmanlı vatandaşı olan büyükbabam anlatırdı; diğerini ise, 1. Dünya Savaşı sırasında doğmuş, ulusal yeniden inşa zamanında aklı suya ermiş olan modern bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşından, babamdan dinlerdim.
Büyükbabamın anlattığı tarih bir emperyal çeşitlilik, hoşgörü ve kültürel pazar yeri hikâyesiydi. Büyükbabam Yeni Cami ile Mısır Çarşısı'na, Mimar Sinan'ın 1561'de tamamlamış olduğu Rüstem Paşa Camii'ne çok yakın bir yerde çalışırdı. Osmanlı hayatı, kültürü hakkında anlattıkları yaşadığı, bulunduğu yerleri yansıtırdı: Sessizlik ve sükûnetin hâkim olduğu dini mekânlar; Doğulu kokuların, tatların çok renkli, capcanlı bir sergisi; parfümler, esanslar, ilaçlar ve baharatlar…