| Yazar | : | Niyazi Ahmet Banoğlu |
| Yayın Tarihi | : | 1977 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 200 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Kültür |
Peygamberimizin en yakını, akrabası, mihmandarı ve İslam dünyasının büyük siması Hazret-i Eyüb'ün İslam tarihindeki yeri çok büyüktür.
Her harpte ve her mücadelede Peygamberimizin yanıbaşında bulunduktan başka dört halife devrindeki bütün harplere de iştirak etmiş olan Hazret-i Eyüb, birçok müellifin yanlış anladıkları gibi, asla bir sancak taşıyıcı değildi. O alemdardı, fakat İslamlığın manevi alemdarı idi ve bu, daha ulvi ve mukaddes bir vazifedir.
Hazret-i Eyüp mütevazı, kalbi ilamın nuru ile alev alev yanan bir insandı. Muhtelif tarihlerdeki kayıtlar ispat ediyor ki o, manevi kudretini, biz Türk Müslümanların ruhunu tutuşturmak suretiyle göstermiştir: "Mezarımın üstünden İslam atlılarının geçtiğini duyacağım, yattığım belde bir gün ilamın nuru ile yıkanacaktır" sözünü, 1300 küsur yıl önce söyleyerek Fatih Sultan Mehmed'in köhne Bizans'ı, tarihe gömeceğini bilmiştir.
İslam tarihinin bu eşsiz simasını bütün cepheleri ile bu eserimizde belirtmeye çalışırken hassasiyetle durduğumuz tek nokta, katiyen bir roman havasına girmekten kaçınmamız olmuştur. Tarih bize parça parça ne bırakmış ise, biz onları bir araya getirmeğe çalıştık. Bu arada bugüne kadar yazma eserlerin sahifelerinde kalmış birçok bilgileri de ilk defa okuyucularımıza sunacağımızı âcizane ilave etmek isteriz. 600 yıl önce yazılmış ve bugün Topkapı Sarayı Müzesinde bulunan eşsiz bir Siyer kitabından alınan bazı parçalar ve Eyüp Sultan'ın mübarek kabrini keşfeden Akşemseddin'in bugüne kadar neşredilmemiş hayatını da bu arada zikretmek isteriz.
Bu eserde Eyüp Sultan Hazretleri hakkında halk ruhundan kopan rivayetler de yer alacaktır. Bunları bir hurafe olarak vasıflandırmak doğru değildir. Bunlar kalplerini Eyüp Sultanın manevi varlığı ile yıkamağa susamış dini bütün Müslümanların temiz ve gıllıgışsız inanışlarından doğup yayılan rivayetlerdir ki, manasını gene Eyüp Sultan Hazretlerinin kutsiliğinde aramamız lazımdır. Çünkü Eyüp Sultanın ruhaniyetini dinimiz takdis etmektedir. Mücadelelerinde de mukaddes günlerin heyecanlarını yaşamaktayız. Bundan dolayı da onun maneviyatına ihtiramla bağlı bulunmaktayız.