| Yazar | : | Ahmet Refik |
| Yayın Tarihi | : | 1931 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 136 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Kanaat Kütüphanesi |
Bizans, Türklerin eline geçtiği zaman haraptı. İki asırdan beri feci bir surette devam eden Bizans saltanatının ihtizarı, şehirde inşaat ve imarat namına her türlü teşebbüsleri akim bırakmıştı. Hususiyle Latinler İstanbul'u aldıkları zaman kiliselere varıncaya kadar tahribatta kusur etmediler. İstanbul'un birinci banisi Kostantin'di, ikinci banisi de Fatih Sultan Mehmet oldu.
Fatih, yalnız şehrin nüfusunu arttırmakla kalmadı, tahkim ve tezyini için de mühim binalar vücuda getirdi.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u aldıktan sonra, ilk inşa ettirdiği, Eski Saraydır. Eski Sarayın inşasına 1454 te başlandı, Saray hitama erinceye kadar Fatih Edirne Sarayında oturdu. Sarayın inşası 1457 de hitam buldu. Sultan Mehmet Yeni Sarayı yaptırıncaya kadar bu Sarayda oturdu. Yeni Saray yapıldıktan sonra, padişahlar Sarayı Cedidi Amire'de oturdular. Eski Saray da, merhum ve mahlûl padişahların valideleriyle ihtiyar ve gözden düşen hasekilerle padişah hemşirelerinin ikametlerine tahsis edildi.
Evliya Çelebi, Eski Saray hakkında şu malumatı veriyor: "Ol asırda dairenmadar cürmü 12000 arşun idi. Ve şekli murabba kargir binadır. Bir rüknü Sultan Bayezit kazancıları köşesinden ta Misk sabunu babına müntehi idi. Andan bir köşesi Dellak Mustafa Paşa sarayında nihayet bulurdu. Andan bir rüknü Küçükpazar seddi ve sahrıncı üzre karar bulmuş idi. Hala Yeniçeri ağası sarayı ve Siyavüş Paşa sarayı zemini, mezbur Sarayı Atik yerinde idi. Ve Ancak bir köşesi ta Tahtelkale üstündeki sedden ubur idüb yine kazancı tacirleri köşesine gelince bir sarayı azim inşa idüb içinde gunagun kaalar ve mütaaddit harem höcreleri ve maksureler ve havuz ve şadırvanlar inşa idüb matbahı Keykavüs ve kilari hassa ve 3000 teberdaran ve bikakül hudamana müteaddit haneler bina etdi. Ve bir oda Akağa ve bir oda Karaağa bina idüb cümlenin üzerine Darüssuade Ağasını hâkim idüb hasekilerle kıral kızını dahi bu Sarayı Atika koyub haftada iki kere yeni Saraydan Eski Saraya gelüb ol gice adalet ederdi"...