| Yazar | : | Musahipzade Celal |
| Yayın Tarihi | : | 1946 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 184 |
| Ölçü | : | 14,5 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Türkiye Yaınevi |
Çocukluğumda geçmiş zamanlara dair söylenen sözleri bir masal gibi can kulağı ile tatlı tatlı dinlerdim. Hayalimde canlanan o devirleri öğrenmek için annemin, babamın ihtiyar teyzelerimin, halalarımın dizlerinin dibinden ayrılmaz, anlayamadıklarımı tekrar tekrar sorardım. Görmediğim o eski adamların nasıl yaşadıklarını, nasıl giyinip kuşandıklarını çok merak ederdim. Bundan altmış yıl önce dinlediğim bu ihtiyarların birçoğu yetmiş seken yaşında erkek ve kadınlardı. Bu hesaba göre bir buçuk asır evvelki içtimai hayatımızı gençliklerinde yaşamış olan insanlardan öğrenmiş oluyordum. Bu merak bende bir zevk halini almıştı. Bu ihtiyarlardan bazıları beni memnun etmek için sandıklarında, sepetlerinde, kıyılarında bucaklarında, cet ve cetlerinden kalan yadigârları bana gösterirler, inceden inceye anlatırlardı.
Böylece iki asır evvelki kadın ve erkeklerin giyinip kuşandıkları libasları ve kullandıkları birçok eşyayı da görmüş ve öğrenmiş oluyordum.
Tarih sahifeleri arasında müphem bir gölge gibi güç sezilen geçmişlerimizin hayalini, yazdığım sahne eserlerinde belirtmeğe çalıştığım gibi şimdi ve eski yaşayışımızı gücüm yettiği ve hatırımda kaldığı kadar, Evlenme 'den başlayarak sırasıyla yazıyorum.
Bunların birçoğu görüp işittiklerimden ibaret olduğu için pek çok eksikleri bulunacağı tabiidir. Gelip geçmiş zamana ait bu bilgi ve duyguların hemen hepsi İstanbul'a aittir. Memleketimizin sair yerlerindeki ihtiyarların da benim gibi hatırlarında kalanları derleyip toplayıp yazıvermeleri milli tarihimize ne büyük hizmet olur.
Bu eserimin meydana gelmesi için maddi ve manevi müzaheretlerini esirgemeyen muhterem zevata teşekkürlerimi arzederim.