Eski İstanbul Sinemaları - Düş Şatoları

Yazar : Burçak Evren
İsbn : 975-325-481-4
Yayın Tarihi : Mart, 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 215
Ölçü : 19,5 x 21,5 cm
Yayınevi : Milliyet Yayınları

Teknolojik gelişmelere kayıtsız kalmak elbette ki mümkün değil. Her geçen gün Bertold Brecht'in deyimiyle "yaşlı bir yosmanın tüm hünerlerine sahip... " Yenilikler, dayanılmaz ve karşı konulmaz davetkârlığıyla bizleri büyülemeye devam ediyor. Her yenilik, belirli bir kolaylığı, pratikliği, çabukluğu da beraberinde getirmekte gecikmiyor. Gündelik yaşamın giderek azalan boş zamanları için bu türden yeniliklere kayıtsız kalmak ne mümkün. Yedinci sanat sinemanın da bu yeniliklerden nasibine düşeni almaması beklenemezdi tabii. Önce devasa salonlar yerlerini, daha küçük ama daha çağdaş salonlara bırakmaya başladı. Ardından şifreli TV'ler, onun ardından da devasa ekranlı televizyonlar çıkmaya başladı. Tümünün tanıtım reklamlarında hedefin sinema salonları olması elbette ki bir rastlantı ya da gelişigüzel seçilmiş bir slogan değil, aksine bir tercih zorlamasıydı. "Evinizde, rahat bir koltukta en yeni filmleri izlemek varken, niye sinemaya gidiyorsunuz?" ya da "Sinema artık ayağınıza dek geldi" gibisinden yapılan bu tür tanıtımlar, sinemanın "out", evimize sinemayı getiren her bir şeyin de "in" olduğunu, kimi zaman açıktan açığa, çoğu zaman da çaktırmadan yaygınlaştırarak tercihlerimizi etkilemeye başladı. Sinemaya gitmek, pahalı ve masraflı oluyor, üstelik oldukça zaman yitirilmesine yol açıyordu. Ya şifreli TV'ler, devasa ekranlar? Böyle bir yenilik ve kolaylık nasıl yadsınırdı? Evet, böyle bir yenilik bal gibi yadsınır. Her yeniliği kucaklamaya, sevmeye, çağdaş görünmek için benimsemeye gerek var mı? Var diyenler, diledikleri gibi evlerinde rahat koltuklarında devasa ekranlardan, şifreli TV'lerden istedikleri filmleri izleyebilirler. Böylesine bir tercihi yapanlara, bu tür tercih zorlayanlara bir diyeceğimiz olamaz. Ama ben çağımızın en etkili ve yaygın kültür, sanat ve eğlence aracı olan yedinci sanat sinemanın düş şatolarından soyutlanıp evlere tutsak edilmesinden yana değilim. Belki de benden önceki ve benim kuşağımın bir alışkanlığı ya da alternatifsizliğinin bir sonucudur bu. Ama ne güzel, tadına doyum olmaz, ne keyif verici bir alışkanlık bu. Ama işin yalnızca bir yüzü bu. Ya diğeri?...
******Burçak Evren
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...