| Yazar | : | Burhan Felek |
| Yayın Tarihi | : | 1971 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 317 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Ak Yayınları |
Uzun hizmetimizin, Allaha şükür, bize bağışladığı manalı nimetler arasında okuyucu dostlarımı başta sayar ve taşırım.
Bunlardan pek çoğu ile her gün fikir ve düşünce alış verişimiz olur. Birbirimizi her gün görürüz, ama hayat girdabının türlü cereyanları bizi dağıtır. Bu yüzden nadiren bir araya geliriz.
Böyle karşılaşmalar sırasında bu dostların nazımızı çekenleri - hele yaşımız kemale geldikçe - bizden, yazılarımızın derlenmesini isterler.
On beş bini aşan günlük yazılarımızdan bir seçme yapmaya ne vaktimiz vardır, artık ne de halimiz.
Bu arada bir zümre dostlarımız bize İstanbul hikayelerini derleme fikrini telkin etti.
Bu niyetle, yirmi beş yıl önce yazdığımız hikâyeleri gözden geçirdik. 1943-45 seneleri... Gençler bilmezler. O seneler ikinci Cihan Harbi'nin tehdidi Türkiye'yi sardığı yıllar.
Türkiye'de karartma var. Türkiye'de tahditler var. Türkiye'de ekmekten başka unlu madde yapılması yasak. Yani pasta, çörek, börek, baklava yapmak yasak. Börekçiler dükkânlarını kapadılar.
İstanbul'da zaman zaman uçaksavar bataryalarımız işliyor... Yiyecek eksilmiş, giyecek eksilmiş. Ama hayat devam ediyor. İnsanoğlu karanlığa da, kıtlığa da alışıyor.