| Yayın Tarihi | : | 1956 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 29 |
| Ölçü | : | 12,5 x 17 cm |
| Yayınevi | : | Topkapı Sarayı Müzesi Yayınları |
Türk sanatında çekmece, kutu, sandıkça, sandık, divit ve kalemdanın ayrı bir yeri vardır. Muhtelif asırlarda türlü şekillerde tezyin edilerek yapılmış bu nev'i eşyanın ağaç, gümüş, altın, demir, tombak, kumaş, deri, mukavva, lake gibi nevilerine rastlanmaktadır Bu çekmeceler yapıldıkları yerlere göre Edirne işi, İstanbul işi, Adalar ve sair olmak üzere adlandırılmıştır.
Bugün eski çekmecelerin mühim bir kısmı Topkapı Sarayında, Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bir kaç parça da Konya Müzesinde, Ankara Etnografya Müzesinde bulunmaktadır. Daha başka yerlerde ve hususi ellerde de bir kaç parça bulunabileceği tabiidir.
Türk sanatkârının mahviyeti bu eserlerde dahi görülmektedir.
XV inci yüzyılda başlayarak zamanımıza kadar muhtelif devirlerde yapılmış ve burada teşhir edilen 72 parça da (Ahmed bin Hasan, Dalgıç Ahmed Çavuş, Mehmed Bevvab, Hasan Bahiri, Ali Üsküdari, Derviş Hasan Eyyubi ve Mıgırdiç Melkon) isminde ancak altı sanatkârın imzası tespit olunabilmektedir.
Devrimize intikal etmemiş eski çekmeceler arasında sarayda kullanılan altın ve gümüşten, yeşim ve akitten yapılmış veyahut zümrüt, yakut, inci ve emsali diğer kıymetli taşlarla bezenmiş parçaların bulunduğu arşiv ve hazine kayıtlarından anlaşılmaktadır. Maalesef bunlardan ancak bir iki tanesi zamanımıza intikal edebilmiştir.
Bu çekmece sergisinde görüleceği üzere klasik devirlerin daha sade ve zevkli bir işçilikle yapılan yazı çekmeceleri XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupai tesir altında kalmaya başlamıştır. III. Selim zamanında (1789-1808) bu hükümdar için yapılan çekmece ise yazıhane şeklini almıştır. Daha sonraları yazı çekmeceleri büsbütün yerlerini yazı masalarına bırakmıştır, Bu son devirde saltanat süren Osmanlı Padişahlarının kullandıkları murassa hakka takımları da Hazine dairesinde teşhirdedirler.