| Yazar | : | Hüdavendigar Onur |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 280 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kitabevi |
Osmanlı Devleti'nin son yıllarında en önemli gailelerden biri 'Ermeni Meselesi' olmuştur. Bu mesele, Türkiye Cumhuriyeti döneminde de zaman zaman gündeme getirilmekte ve milletimizin geleceğine kast edilmek istenmektedir.
Müslüman Türk'ün varlığından rahatsız olan ve O'na Anadolu Coğrafyası'nı bile fazla gören Batı, hem Ermenilere hem de milletimize çok büyük zararlar vermiştir. İnsanlık tarihinin en muhteşem devirlerinden biri olan Osmanlı-İslam devletinin 'millet-i sadıka' diye onurlandırdığı Ermeniler, Batı kışkırtmasından sonra bu sıfatı reddedip Hayk'ın çocukları olduklarını iddia etmişlerdir.
Fransız İhtilali'nin etkisiyle millet olma bilincine yönelen Ermeniler, kendilerine tarihten mitolojik atalar bulma yolunu tutarlar. Nuh aleyhisselamın torununun torunu olduğunu iddia ettikleri Hayk'ı, ilk ataları olarak kabul ederler. Bu şekilde inanç temeli teçhiz edilen Ermeniler, Büyük Ermenistan hayaliyle binlerce yıldır aynı coğrafyayı paylaştıkları milletleri düşman bilmeğe başlamışlardır.
Biz bu kitapta, Ermeniler'i tek taraflı olarak yargılamak niyetinde değiliz. Önemli olan bundan sonraki dönemde dış güçlerin etkisi altında kalmadan, ticari ve kültürel münasebetlerimizi geliştirebilmektir.
Ermeniler; tehcir meselesini yıllardır dillerine dolayarak, kendilerini bir soykırım yalanına inandırmayı bırakmalıdırlar. Ne yazık ki, dış güçlerin oyununa gelen Ermeni toplumu, kendi içindeki uzlaşma yanlısı yöneticilere bile tahammül edememekte, bugün de Türk Vurdu Karabağ'ı işgal de direnmekte ve 1,5 milyon Azeri'nin yurdundan yuvasından uzak yaşamalarına sebep olmakta.
Biz Ermeniler'e bakışımızda, genel hukukun bir kaidesi olan 'suçların şahsiliği' prensibinden hareket ederek, geçmişteki hataların, ancak ilgili şahısları bağladığını ifade ediyoruz. Ama burada, Ermenistan içinde ve dışında yaşayan bütün Ermeniler' e büyük görevler düşmektedir.