Erhan Muratoğlu
Erhan Muratoğlu Galatasaray Lisesinden mezuniyetinden sonra İTÜ elektrik fakültesinden mezun olarak Yüksek Elektrik Mühendisi olarak çalışmaya başladı.
Kendisi hakkında fazla bilgi olmadığı için Lise Mezuniyet albümündeki yazının bir parçasına bakalım:
Sınıfın en sessiz çocuklarından biridir. Hani derler ya ensesine vur, ağzından lokmasını al. O cinsten bir çocuk işte. Hakkını aramak pek aklına gelmez. Bu yüzden ikmale bile kalmıştır. Hakkı sekiz iken bir yanlışlık neticesi karnesine üç yazılmıştı. Gidip düzelttirmek zahmetine girmedi. "Ne yapalım gelecek seneye faydası olur" dedi. Ve o yaz oturup çalıştı. Zaten lakabı da miskindir. Hani kendisine bu bakımdan pek uyar. Fakat derslerde ve işte tembelliği yoktur. Hani bir de ilave edeyim: aşık olduğu zamanlarda aynı hastalığa tutulur.
Yerinden zor kıpırdatabilirsiniz. Hele uzaktan birisi gözüktüğü zaman yerinde durmayı bırakın bir yana, geri geri gider. Hani tutmasak kaçacak hale gelir.
Biraz utangaçtır da. Danslı toplantılarda hanımların beyleri dansa
kaldırması taraftarıdır. Oralarda pek yerinden kımıldamaz. Bu yüzden
ona miskin mahcup derler ama asıl sebebi yukarıda söylediğimdir...
Fakat şunu ilave edeyim ki çok dikkatlidir. Gözünden kaçan pek bulunmaz. Geometri problemlerini halletmeden bırakmaz.
Sinemaya meraklıdır. Bütün artistleri vücut teferruatıyla gayet iyi bilir. Favori artisti bir zamanlar Marta Toren idi. Şimdikini pek iyi bilmiyorum ama galiba Maria Vlady (bunu da söylemekten çekinir).
Bütün dünya ile correspondance yapar. Correspondante'larının sayısını kendisi de bilmez. Kızdan evvela bir resim ister ve ona göre cevap yazar. Çirkinlerin aldığı cevabı herhalde tahmin edersiniz..
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt 14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar
Kendisi hakkında fazla bilgi olmadığı için Lise Mezuniyet albümündeki yazının bir parçasına bakalım:
Sınıfın en sessiz çocuklarından biridir. Hani derler ya ensesine vur, ağzından lokmasını al. O cinsten bir çocuk işte. Hakkını aramak pek aklına gelmez. Bu yüzden ikmale bile kalmıştır. Hakkı sekiz iken bir yanlışlık neticesi karnesine üç yazılmıştı. Gidip düzelttirmek zahmetine girmedi. "Ne yapalım gelecek seneye faydası olur" dedi. Ve o yaz oturup çalıştı. Zaten lakabı da miskindir. Hani kendisine bu bakımdan pek uyar. Fakat derslerde ve işte tembelliği yoktur. Hani bir de ilave edeyim: aşık olduğu zamanlarda aynı hastalığa tutulur.
Yerinden zor kıpırdatabilirsiniz. Hele uzaktan birisi gözüktüğü zaman yerinde durmayı bırakın bir yana, geri geri gider. Hani tutmasak kaçacak hale gelir.
Biraz utangaçtır da. Danslı toplantılarda hanımların beyleri dansa
kaldırması taraftarıdır. Oralarda pek yerinden kımıldamaz. Bu yüzden
ona miskin mahcup derler ama asıl sebebi yukarıda söylediğimdir...
Fakat şunu ilave edeyim ki çok dikkatlidir. Gözünden kaçan pek bulunmaz. Geometri problemlerini halletmeden bırakmaz.
Sinemaya meraklıdır. Bütün artistleri vücut teferruatıyla gayet iyi bilir. Favori artisti bir zamanlar Marta Toren idi. Şimdikini pek iyi bilmiyorum ama galiba Maria Vlady (bunu da söylemekten çekinir).
Bütün dünya ile correspondance yapar. Correspondante'larının sayısını kendisi de bilmez. Kızdan evvela bir resim ister ve ona göre cevap yazar. Çirkinlerin aldığı cevabı herhalde tahmin edersiniz..
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt 14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar