| Yazar | : | Yıldız Demiriz |
| İsbn | : | 9789750163104 |
| Yayın Tarihi | : | 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 118 |
| Ölçü | : | 17,5 x 25 cm |
| Yayınevi | : | Yorum Sanat Yayınevi |
Caddebostan'a yazlığa gitmeye başladığımızda daha ilkokul çağına gelmemiştim. 1936 yılı Temmuz ayında babam Yüksek Mühendis Yusuf Ziya Demiriz, yazlık bir ev almak istemiş, Ragıp Paşa'nın kızı için yaptırdığı köşk çok uygun bir fiyatla teklif edildiğinde, biraz da köşkün cazibesine kapılarak köşkü satın almıştı. Tabii tamir ve bakım için ne gibi emek ve masraflara katlanması gerekeceğini pek de kestirememişti. Uzun yıllar yazlarımızı Caddebostan'da geçirdik. Bu güzel yazlık semtinde çok mutlu günler geçirdik.
Caddebostan' a yazları geldiğim zamandan beri bu semtle ilişkim hiç kesilmedi, hatta arttı bile. Zira sürekli oturmak üzere buraya taşınalı otuz yıldan fazla oldu. Sakin, sessiz bir semt diye Mesleğim sanat tarihçiliği ve işim öğretim üyeliği olduğu için bir semti anlattığımda, oradaki tarihi yapıların envanterini de yapacağım kuşkusuz. Semti çocuk yaştan beri, dile kolay, yetmiş yıldır tanıyan dikkatli bir izleyici olarak Caddebostan'ı, İstanbul'dan bir kesit olarak ele almak istedim. Zira Caddebostan'daki değişim, İstanbul'un eski yazlık semtlerinin çoğunun ortak kaderinin bir parçası.
Bir gün, fotoğraf çekmek için çıktığım, karşımızdaki gökdelenin tepesinden Caddebostan'a baktım. Günlerden 10 Şubat 1989. Bu benim Caddebostan'ım, benim İstanbul'umun akciğeri Fenerbahçe, Suadiye filan değil. Benim köyüm ne kadar yeşil idiyse, bu o kadar beton. Sahil bile yapay, hiç doğa kalmamış. Bütün çevre beton yığını olmuş, tek dikili ağacın görünmediği bölgeler çoğunlukta. Yine de Caddebostan'ın kıyı şeridinde züğürt tesellisi misali birkaç yeşil leke kalmış. Hani, "Vadim o kadar yeşildi ki" diye kitap yazmış ya adam, ben de benim köyüm, "Caddebostan'ım o kadar yeşildi ki" diye düşündüm…