Dört Duvar Kadına Ne Yapar?

Yazar : İpek Merçil, Seçil Doğuç Ergin
İsbn : 9786057877833
Yayın Tarihi : Mart, 2022
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 215
Ölçü : 16 x 24 cm
Yayınevi : Siyasal Kitabevi

Cezaevleri yüksek duvarları, gözetleme kuleleri, dikenli telleri ile pek çok kişi için önünden geçmeye bile çekinilen, korku yaratan mekânlardır. Cezaevleri ve mahpus veya görevli olarak orada bulunan kişilerle ilgili bilgi, genellikle son derece sınırlıdır ve iletişim araçlarının yaydığı temsiller ile sınırlıdır. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de son yılların egemen temayülü gereği, şehir dışlarına inşa edilen büyük kampüs cezaevleri, cezaevinin toplumla ilişkisini tamamen kopartmakta ve onu toplumun gündelik yaşantısının dışına çıkartarak görünmez kılmaktadır.
Türkiye'de cezaevlerinin görünmezliği bilim insanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının çoğunluğu tarafından da benimsenmiştir. Pek çok bilimsel alanı ilgilendirebilecek olan mahpuslar ve cezaevi çalışanları farklı disiplinlerin araştırma konuları arasında genellikle yer almazlar. Bu görünmezliğin başlıca sebeplerinden birinin sosyal bilimler tarafından "zor saha" olarak nitelendirilen cezaevlerinde aşağıda açıklamaya çalıştığım engeller nedeniyle araştırma yapmanın neredeyse imkânsız olmasıdır.
Cezaevi ile ilgili bir araştırma tasarlanırken orlaya çıkan sorunların ilki kaynak ve istatistik eksikliğidir. Türkiye'de mahpuslar ve cezaevi çalışanları ile ilgili çok sınırlı istatistiki veri bulunması, yılları ve başka ülkelerin verilerini dikkate alarak karşılaştırmalı çalışmalar yapılmasını imkânsız kılmakta, yeni bir araştırma için yola çıkmak isteğinde olan araştırmanları donanımsız bırakmaktadır. İstatistiki veri eksikliğine ek olarak yeni bir araştırmanın teorik çerçevesini oluşturacak Türk cezaevlerinden bahseden Türkçe kaynaklar yok denecek kadar az olduğu gibi yabancı dillerde yazılmış temel kaynakların büyük çoğunluğu da henüz Türkçeye çevrilmemiştir.
Cezaevlerinde çalışmayı planlayan araştırmanların önüne çıkan ikinci önemli sorun Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkililerini araştırmanın gerekliliğine ikna etmektir. Yetkililer genellikle cezaevleri içerisindeki saha çalışmalarına sıcak bakmamakta, bu çalışmaların sonuçlarından bir fayda beklememekte ve bilgi üretenler ile karar alınlar arasında bir ilişkinin gereğine inanmamaktadırlar. Araştırma iznini almayı başaran araştırmacıların güvenlik gerekçesiyle bilimsel olarak anlamlı bir ömeklem oluşturmalarını sağlayacak bilgilere ulaşmaları da genellikle mümkün değildir...

******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...