| Yazar | : | Prof. Dr. Abdurrahman Küçük |
| İsbn | : | 9755410376 |
| Yayın Tarihi | : | 1997 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 496 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Hamle Basın-Yayın |
Milletlerin, toplumların tarihinde öyle olaylar vardır ki bıraktıkları izler yüzyıllar sonra bile, bilim adamlarının çalışmalarına konu olmaktadır. Sabatay Sevi veya Dönmelik diye bilinen olay da bunlardan biridir. Bu olay, Yahudiler arasından çıkmasına rağmen, sadece Yahudi cemaatiyle sınırlı kalmamış, Türklerle ilgili bir hal almış ve tesirleri günümüze kadar gelmiştir.
Çağdaş Dinler Tarihi'nde Dönmelerinkine benzer çok az olaya rastlanmaktadır. Bu cemaatin, yüzyıllardır devam etmesine rağmen, son yüzyıla kadar, inançları ve etkileri konusunda çok az belgeye sahip olunmuştur. Gizli olarak varlıklarını devam ettiren Dönmeler, kendileriyle ilgili bilgi ve belgeleri uzun zaman saklamayı başarmışlardır. Bunlarla ilgili dokümanlar ele geçince ve çoğalınca araştırmalar da artmıştır; Hemen belirtmek zorundayız ki, ülkemizde ortaya çıkan ve gelişme gösteren bu olayla ilgili ilk ciddi çalışmayı yapanlar Yahudi asıllı bilginlerdir (J. Kastein, A. Galante. G. Scholem vs. gibi). Dönmeler konusunda bizde ciddi çalışmaların yapılmamış olma sebepleri arasında, "mevzularına temas edebilme cesareti gösterenleri çeşitli gizli yollardan adeta cezalandırmış" olmaları gösterilmektedir. Aslında, bundan daha çok, bunlar hakkında fazla dokümana sahip olunmaması ve varlıklarını Türklerden saklamayı büyük oranda başarmalarıdır. Hâlbuki bir şey ne kadar gizli devam ederse o kadar sakıncalı, ne kadar saklı olursa, o kadar rahmet ve izandan uzak olur. Bu düşünce içerisinde biz, Sabatay Sevi Olayı'nı, Dönmelik konusunu araştırmayı vazife saydık. Bulabildiğimiz batılı dokümanları değerlendirme yoluna gittik. Muhakkak Dönmelerle, Sabatay Sevi olayı ile ilgili dokümanların hepsi bundan ibaret değildir. Fakat biz, bizzat Dönme diye bilinen kimselerle temas kurarak bazı çevrelerce töhmet altında tutulan insanların gerçek durumlarını ortaya koymayı çok istiyorduk. 1924'lü yıllardan beri, ısrarla bu cemaatin yok olduğu işlendiği için böyle bir imkânı yakalamak mümkün olamadı...