| Yazar | : | Havva Lakutoğlu |
| İsbn | : | 9750031342 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 230 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Romantik Kitaplar |
| Bahsi Geçen | : | Mehmet Dülger |
Bütün insanlığın en çok muhtaç olduğu şey bilgidir.
Hemen her alanda doğru bilgiye ciddi ihtiyaç vardır. Hele bu alan tarih gibi insanlığın müşterek hafızasının oluşturduğu bir döneme ait ise bilgi; özellikle de doğru bilgi, büyük bir önem kazanır.
İnsanlık bugün, geçmişine dair doğru bilgilere varmak için sınırsız sayıda teknikler ve araştırma yöntemleri geliştiriyor. Nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz, geçmişte yaşanan beşeri tecrübelerin ne kadarı bize ulaştı, bize ulaşanlar ne kadar doğru, bütün bunları anlamak için her millet ciddi çabalar sergilemektedir.
Bugün refahı ve teknolojiyi üretebilen toplumların, aynı zamanda tarihe dair en çok doğru bilgiye sahip olan toplumlar olması son derece ilginçtir ve tarihi doğru okuyabilenler, günün sorunlarına da doğru çareler üretebiliyorlar.
Tarihini unutmuş veya tarihi tecrübelerden yeterince nasip alamamış toplumlar ise bu konudaki imkân ve kapasitelerine göre ikinci, üçüncü veya dördüncü sınıf toplumlar oluyorlar... Çünkü onlar aynı zamanda en büyük güç olan bilgi birikiminden yoksundurlar.
Evet, tarih ibret alındığı ve onda yaşananların ne gibi sonuçlar doğurduğu iyi bilindiği takdirde, muazzam bir güç haline gelir. O yüzden de bir milletin kabiliyet ve karakteri, tarih içinde oluşturduğu arşivi ve bu arşivden yararlanması ölçüsündedir.
Tarih, bireyin veya toplumun yaşam pratiklerinin sergilendiği alandır.