| Yazar | : | Prof. Dr. Ahmet Mumcu |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 1986 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 187 |
| Ölçü | : | 15,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Birey ve Toplum Yayınları |
Osmanlı Devleti Merkez Örgütünün en önemli organlarından saydığımız "Divan-ı Hümayun" bugüne değinin monografik bir çalışmaya konu olmamıştır. Araştırmamızla bu boşluğu bir ölçüde doldurmaya çalıştık. Şurasını da hemen belirtelim ki, Divan-ı Hümayun'u bütün yönleri ile incelemedik. Bu ilginç Kurumu yalnız, hukuksal ve siyasal bir karar organı olarak araştırmaya çalıştık. Pek çok eserde ayrıntılı biçimde anlatılan teşrifat kuralları üzerinde durmadık. Tarihsel gelişimi de, bir hukukçuya gerekli olduğu oranda, kısaca verdik.
Divan-ı Hümayun'un yapısını, yetkilerini, çalışma biçimini incelerken kaynakların bugünkü yetersizliği nedeniyle, bazı sorunların henüz çözümlenemeyeceği ortaya çıktı. Okuyucumuza bu sorunları tanıtmanın yararsız olmadığını sandığımız için yeri geldikçe o konulara değindik ve üzerlerinde ileride nasıl çalışılabileceğini salt kendi görüşümüze göre açıkladık.
Osmanlı Tarihi ve Hukuku üzerinde yazılan ve yazılacak eserlerde, en önemli sorunlardan biri de transkripsiyon konusudur. Her deyimin ve aktarılan her belgenin Transkripsiyon Alfabesiyle yazılmasını kuşkusuzdur ki her bilim adamı ister. Ama bu yöntemin Türkler için ne dereceye kadar pratik bir yarar sağlayabileceği üzerinde de düşünmek gerektir. Özellikle, bugün de kullanılan pek çok kelimenin Transkripsiyon Alfabesiyle yazılması, kanımıza göre, gereksizdir. Her kelimeyi ve deyimi Osmanlıca aslına uygun olarak yazdığımız takdirde, bunların okunuşları önemli bir zaman kaybına neden olmaktadır. Örneğin, Araştırmamızın adı olan "Divan-ı Hümayun", Transkripsiyon Alfabesiyle yazılırsa "Divmı-i Hümayın" biçimini okumak gerekecektir; gene "Şeyhülislam ve Kadıasker" kelimeleri "Şayh al-islam ve "Kazi Askar" biçiminde gösterilecektir ki, bunun hiçbir yarar sağlamayacağı bellidir. Yalnız, bugünkü Türkçeye geçmemiş Arapça ve Farsça deyimlerin Transkripsiyon Alfabesiyle yazılması yararlı sayılabilir. Ama basımevlerimizin sınırlı olanakları ve Araştırmamızda bu tür deyimlerin de çok az olması nedeniyle gerekli yerlerde sözü geçen Alfabe kullanılmamıştır.