| İsbn | : | 9753633939 |
| Yayın Tarihi | : | 1995 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 136 |
| Ölçü | : | 24,5 x 28,5 cm |
| Yayınevi | : | Yky |
Marsilya Ticaret Odası'nın isteğini göz önünde tutan Fransız nazır Colbert, 18 Kasım 1669 tarihli bir kararla, XVII. yüzyılda, tercümanlar yetiştirmek amacıyla bir Doğu dilleri okulu kurmuş bulunan Venedik'i örnek alarak, Doğu'daki elçilikler ve konsolosluklarda tercümanlık yapacak meslekten tercümanlar yetiştirmek üzere, daha sonra dil oğlanları okulu diye adlandırılan bir okul açmıştır. Başlangıçta dokuz on yaşlarında 6 çocuğun 1626'da kurulmuş bulunan İstanbul'daki Kapüsen manastırına gönderilmesi öngörülmüştü. Bir süre sonra, dil oğlanlarının öğrenimlerine Paris'teki Louis-le-Grand kolejine bağlı bir okulda başlamalarına ve aşağı yukarı yirmi yaşlarına geldiklerinde İstanbul'a gönderilmelerine karar verildi. Bu okulda öğrenilen diller Latince, eski Yunanca, Türkçe ve Arapçaydı. 1721'de öğrencilerin sırayla, Fransa'da doğmuş çocuklar ve Yakındoğu'ya yerleşmiş tercüman ya da tüccar ailelerinin çocukları arasından seçilmeleri karara bağlandı. Böylece, bu tarihten sonra gerçek anlamda tercüman hanedanları ortaya çıkmaya başladı. Okulun en parlak dönemi 1721-1762 arasındadır; bundan sonra, okul varlığını sürdürmekle birlikte, önemini kaybetmiş, XIX. Yüzyılda canlanır gibi olmuş, 1873'te ise kapanmıştır.
1790'da Louis Langlès, Kurucu Meclis'e sunduğu bir önergede, Doğu dillerinin ticaret için, sanat ve bilimlerin ilerlemesi için öneminden söz ederek, Paris ve Marsilya'da Arapça, Türkçe ve Farsça kürsüleri açılmasını önerdi. 30 Mart 1975'te, Konvansiyon Meclisi, Paris'teki Milli Kütüphane bünyesinde, Yaşayan Doğu Dilleri Okulu'nun açılmasını kararlaştırdı (bu okul günümüzde Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Enstitüsü'ne dönüşmüştür)...