Depremi Beklerken... İstanbul Depreme Hazır mı?

Yazar : Füsun Saka
İsbn : 9752103812
Yayın Tarihi : Ağustos, 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 287
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Altın Kitaplar

Türkiye'nin depremle gerçek anlamda tanışması, onu önemsemesi ne yazık ki çok eski tarihlere dayanmıyor. Artık 70'li yaşlarda olanların hatırladıkları 1939 Erzincan Depremi, sanırım 17 Ağustos Depremi'ne kadar yaşanmış en büyük afetlerden biri olarak kabul ediliyordu. Ondan sonra meydana gelen Gediz, Afyon-Dinar, Adana-Ceyhan Depremleri gibi depremler, yıkımları büyük olsa bile Türkiye'nin yüreğini sıkıştırmaya ve gerekli önlemlerin alınması için çaba sarf etmeye zorlamamıştı kimseleri. Ben ise bu adını andığım depremlerden hiçbirine şahit olmamakla birlikte depreme karşı duyarlığımı 1999 yılı 17 Ağustos gecesinden önce yaşamaya başladım. Depreme karşı önlem almak konusundaki inadım bu konuda henüz çok şey bilmediğim bir döneme, 1990'lı yılların başına kadar gidiyor. Zaten, bir binanın depremle nasıl sarsılacağını düşünmek için mühendislik okumaya da gerek yok diye düşünüyorum... Sanırım 1994 yılıydı, bir gece rüyamda, büyük bir depremin ardından enkaz arasında yitirdiklerimi ararken bulmuştum kendimi ve daha 17 Ağustos Depremi'ni yaşamamıza 5 yıl vardı. O günden bu yana depremden korkmakla birlikte onu doğanın bir parçası olarak kabul ettim ve ülkemiz koşullarını da değerlendirerek, Işıkara hocanın da dediği gibi, depremle yaşamayı öğrenmeye çalıştım. Korku, zamanla yerini öğrenme isteğine bıraktı. Zaten yaşadığımız coğrafyada başka bir çözüm de yoktu. Ancak, 1999 yılından önce Türkiye, böylesine büyük bir depremi beklediğini bilse de tablonun ne kadar kara olduğunu bilmiyordu. Belki bilim adamları bunun farkındaydılar, ancak seslerini duyuramıyorlardı. Zaten eğer, bunların farkına varan bir ülke olsaydık, San Francisco, Tokyo gibi şehirlerde yaşasaydık, sorunumuz deprem değil çok başka şeyler olacaktı ve belki depremden sadece bilimsel yayınlarda bahsedilecekti. Ve benim depremle ilgili tüm bu yazdıklarımı herkes okuyup öğrenmiş, depremle ilgili kimsenin kafasında bir boşluk kalmamış olacaktı. Ama ne yazık ki, toplum olarak yaşadığımız bu büyük acılara rağmen yeterince ders almadığımız, hala araştırmadan ve edilgen yaşadığımız ortada...
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...