Deniz Haydutluğu ve Korsanlık

Yazar : A. Emre Öktem, Bleda R. Kurtdarcan
İsbn : 9789944264303
Yayın Tarihi : Nisan, 2011
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 208
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Denizler Kitabevi
Bahsi Geçen : A. Emre Öktem

Korsanlık ve deniz haydutluğu terimleri, hukuk terimi olarak farklıdırlar. Farklılığın arkasında tarihsel gerçeklik yatmaktadır. 18. asra kadar korsanlık, devletlerin donanmasında gemi süvarilerinin (bahriye erkânı içinde) silsele-i meratipte yer almadıkları, mürettebatın ve komutanlarının maaşları ödenmeyen, gemilerin donanımı, onarımı ve teçhizi devlete hiç yüklenilmediği veya nadiren âtiye olarak yerine getirildiği bir düzenin adıdır. Bu korsanlar, bağlı oldukları devlete aidiyet izhar eden semboller taşısalar da, bandıranın kullanılması söz konusu değildir. Örneğin, Kraliçe Elizabeth devrinde devlet ve saray nezdinde amiral olarak itibar gören Drake veya bizzat Kaptan-ı Derya tayin edilene kadar Barbaros Hayrettin ve kardeşlerinin, onlara tâbi Cezayir Garp Ocaklarının askerleri ve denizcilerinin durumu ile denizler üzerinde olmamakla birlikte, nehirden Sibirya fethini tamamlayan Kazak önderi Yermakl'ın Moskova devleti ile ilişkileri de böyledir. Aşağı yukarı 18. asır civarında devletler birbirlerine karşı bu silahı kullanmaktan vazgeçtiklerini müstakil seyr-ü sefain konvansiyonlarında veya antlaşmalarının ilgili paragraflarında belirtmişlerdir. 1727 tarihinde Osmanlı ve Avusturya arasında yapılan seyr-ü sefain antlaşması buna bir örnektir.
Korsanlara karşı deniz haydutları, o gün olduğu gibi bugün de gerçek anlamda haydutlardır. Ama her deniz haydudunun korsandan bu kadar ayırt edilebileceğini söylemek mümkün değildir. Bazı hallerde, bazı deniz haydutlarının bir takım yerel yöneticilerle, hiç değilse bir takım karanlık ilişkilerle çıkar birliğine girdiği bilinir. Özellikle Karayipler'in tarihinde Ispanya'ya karşı Hollandalılar'ın ve İngilizler'in bu tip bağlar kurduğu gözleniyor. Deniz haydutluğu günümüzde dahi bütün şiddeti ile genişleyerek devam ediyor. Üstelik bazı gruplar bu faaliyete siyasi bir süsleme de raptediyorlar. Geniş hacimli sanayinin sıvı ya da katı her türlü mübrem maddeyi (res necessaria), en başta petrol olmak üzere sanayinin hammadde ve ara mallarının denizden taşındığı bir dönemde, deniz haydutluğundan mağdur duruma düşenler dünyanın en uzak ya da yakın köşesine ait tüccarlar ve gemicilerdir. Büyük sigorta şirket ağları, taşımacılar, ihtiyaç içindeki sanayici ve tüketiciler umulan sayının ötesindedir...

******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...