| Yazar | : | Erhan Afyoncu |
| İsbn | : | 9789751626653 |
| Yayın Tarihi | : | 2014 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 190 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Türk Tarih Kurumu |
Dünyanın en büyük ve en uzun ömürlü devletlerinden birisi olan Osmanlı Devleti'nin bu özellikleri kazanmasını sağlayan merkez teşkilâtının yapısı ve işleyişi, Osmanlı tarihçiliğinin en az çalışılmış konularındandır. Bir devletin müesseselerini, bunların çalışma şekli ve usûllerini bilmek tarihî hadiselerin anlaşılması ve yorumlanmasında en önemli etkendir. Osmanlı Devleti'nin yukarıda bahsettiğimiz özelliklerini sağlayan devlet teşkilâtı, bilhassa bürokratik yapısının tarihî gelişimi üzerine araştırmalar daha yeni yeni başlamaktadır. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'dan sonra bu konuda oldukça az sayılabilecek araştırma yapılmıştır. Bilhassa XVIII. yüzyıl öncesinde bürokrasinin işleyişine dair elimizde nizâmnâmelerin hemen hemen yok denebilecek kadar az olması, bu durumun en önemli sebebidir. Osmanlı devlet teşkilâtının bu dönemde geleneksel bilgi ve teamüllerle çalışması, ketum yapısı araştırmacıların önündeki en büyük zorluktur. Osmanlı bürokrasisindeki kalemlerin evraklarının orijinal hâllerinde olmayıp, yapılan tasnif çalışmaları sebebiyle çok dağınık bir şekilde bulunması çok fazla mesai harcanmasını gerektirmektedir. Bunların yanısıra, kullanılacak malzeme, araştırmacı için birçok tuzakları da kendi bünyesinde barındırmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalarda bilgi azlığı sebebiyle arşiv belgelerinin çok yanlış şekillerde yorumlanma ihtimali de vardır.
Yukarıda bahsettiğimiz zorluklar sebebiyle defterhâne-i âmire müesse-sesi üzerine yaptığımız bu tez yaklaşık altı yıllık uzun ve yorucu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Başlangıçta dar bir tarih dilimi içerisinde araştırmamızı yürütmek istedik. Fakat nezâretler öncesi Osmanlı bürokrasisinin çalışma şekillerinin ortaya çıkarılmasında kullanılan malzemeden kaynaklanan güçlükler sebebiyle zaman tahdidi sınırımızı oldukça genişletmek zorunda kaldık. Bu değişiklik neticesinde de görülmesi gereken arşiv malzemesi ile Osmanlı tarih ve vekayinâmelerinin sayısı, bir insanın ömrünün yetmeyeceği bir şekilde arttı. Gerek arşivlerimizin dağınık tasnif şekilleri gerek, Osmanlı bürokrasisi üzerindeki bilgi azlığımız, yaptığımız araştırma sürecinde çok uzun süreli arşiv taraması yapılmasını gerektirmiştir. Buna rağmen çok az bilgi elde edilmiştir. Meselâ, ulûfeli kalem personelinin sayısını tespit edebilmek için 300 civarında defter taranmıştır...