| Yazar | : | Kaya Özsezgin |
| İsbn | : | 9754581398 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 158 |
| Ölçü | : | 19 x 24 cm |
| Yayınevi | : | T. İş Bankası Kültür Yayınları |
Türk resminin yakın dönemini konu alan bir çalışma açısından çözümlenmesi gereken ilk sorun, yöntem sorunudur. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, başlıca iki yöntemin ağırlıklı bir yer tuttuğu, resim sanatımızdaki gelişmelerin, bu iki yöntem doğrultusunda ele alındığı görülmüştür:
1- Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nden başlayarak Cumhuriyet döneminde yoğunlaşan sanatçı gruplarını, gelişmelerin temel dinamiği olarak gören ve süreçsel oluşumları, bu dinamiğe göre yorumlayan tarihselci (historicist) yaklaşım.
2- Özellikle 1950'lerden sonraki gelişmeler söz konusu olduğunda, gruplaşma eğilimlerinin giderek önemini yitirdiği bir ortamın koşullarından yola çıkan ve sanatsal anlatım biçimleri arasında koşutluklar arayan, benzer üslup karakterleri altında sanatçıları gruplandıran biçimci (formalist) yaklaşım.
Bu iki yaklaşım, yöntem ve teknik olarak, neredeyse gelenekselleşen ve re-sim sanatımızın Batı'ya yönelik oluşum çizgisini incelemekte, iki katı seçenek haline gelen görüntüsüyle, tümdengelim (deductive) yönteme bağlanabilir. Bu yöntem, akıl yürütme gereği, genel-geçer ilkelere bağlı olduğundan, Türk resmindeki olgular da bu genel-geçer ilkelere göre yorumlanagelmiş, ancak bileşenler ya da paydalar etrafında toplanan sanatçılar, bu bileşenler ve paydalar açısından değerlendirilmiş, yapıtlarındaki ayırıcı özelliklerin varlığı çoğu zaman dışlanarak ya da bu tür özellikler ikinci planda görülerek, akım ya da eğilimlerin kavrayıcı perspektifi öne çıkarılmıştır. Bilimsellik açısından böyle bir yaklaşımı haklı gösterecek ölçütler her zaman geçerli olsa bile, konu sanat ve sanatçı bazında ele alındığında, sanatçıları birbirinden ayıran ince nüansların varlığı, bizi ister istemez sanat yapıtları üzerinde odaklaşan "anlam" sorununa götürecek ve anlamın çözümüne zorlayacaktır. İçeriksel bağlamda, bu anlam, çağdaş ve kökensel ilişkilerden kaynaklanan yapı temelleri üzerinde biçimlenmekle beraber, nihai çözümde, sanat yapıtlarını tikelleştirici bireysel özelliklerin, belki her şeyden daha fazla dikkate alınması gereğini gündeme getirecektir.