| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 147 |
| Ölçü | : | 30,5 x 40,5 cm |
| Yayınevi | : | Beşiktaş Belediyesi |
Osmanlı toplumunun yüzyıllar boyunca değişmeme yönünde gösterdiği ısrarlı gelenekçi tavırlarının giyim kuşamda da görüldüğü bilinmektedir. Ancak bu gelenekçi tavırlar, Lale Devri'nden itibaren görülmeye başlayan batı kültürünün etkileriyle sarsılmaya başlar. Kaçınılmaz olan değişim ve Avrupa ile etkileşim karşılıklı olarak 18. yüzyıldan itibaren görülecektir.
Osmanlı kadınları Avrupa moda akımlarını çeşitli kaynaklardan takip etmişlerdir. Azınlıkların giyimleri ve azınlık terzileri, yabancı mürebbiyelerin modaya uygun giyimleri, liman kentlerine yerleşen batılı tüccarların eşleri, İstanbul'da Avrupalılar ve gayrimüslimlerin açmış olduğu dükkânların vitrinleri, batılı tarz giyim ve davranış biçimlerinin daha çok görülmesini ve benimsenmesini sağlamıştır.
Kadın giysilerinde Avrupai modaya uygun arayışlar, kadının harem kapsamı içinde kendi dünyasını yaşadığı Osmanlı toplumunda endişeler yaratacaktır. Bu nedenle III. Ahmed (1703-1730) tarafından kadın giyimine getirilen bazı yasaklara daha sonraki padişahlar da başvuracaklardır. Oysa Avrupa modası II. Mahmud devrinde Saray'ın sahiplenmesiyle iyice varlık göstermiş, sözgelimi Abdülmecid (1839-1861), haremindeki kadınlara Avrupalı kadının giyim sembolü olan korseyi giymelerini emretmiştir.
Kıyafet değişimleri 19. yüzyılın son otuz yılında, en çok da İzmir, İstanbul, Selanik gibi kentlerde görülür. Nihayet yüzyılın sonuna doğru Osmanlı kadın dergilerinde de Paris modalarına yer verilmeye başlanır ve Avrupalı kadınların resimleri ile birlikte kıyafetlerin nasıl dikileceğini anlatan patronlar yayınlanarak korsenin tehlikeleri tartışılır.
19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında İstanbul'da Avrupa'dan getirilen giysiler satan "Le Bon Marché", "Galata Tring", "Meyer", "Orozdibak" gibi yabancıların mağazalarının yanı sıra "Mustafa Şamlı", "Macit Mehmet Karakaş", "Selanik Bonmarşesi", "Şişman Yanko" gibi Türk uyruklu vatandaşların da mağazaları bulunmaktadır.
Avrupa moda anlayışının bu denli yaygınlaşması, dönemin gazete ve dergi yazarlarını da harekete geçirmişti...