| Yazar | : | Samih Rifat |
| İsbn | : | 9754185727 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 86 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Adam Yayınları |
Bir İstanbul şiirleri kitabını - sanırım Enver Ercan'ın hazırladığı Şiirlerde İstanbul adlı seçkiydi - karıştırırken farkettim: İstanbul şiirlerinin en eskisi XV. yüzyıldandı bu seçkide. Seçkiyi hazırlayan, besbelli Türkçe yazılmış şiirlerle sınırlamıştı kendini. Bir bakıma doğru bir yöntemdi bu. Ama konu İstanbul olunca, 'İstanbul şiirleri' denince çok daha gerilere gitmek gerekiyordu, gidilmeliydi. O sıralarda bir dergi için Bizanslı ozanlardan bir İstanbul şiirleri seçkisi hazırlamam istendi. Ben de oturdum, elimin altındaki tek ve büyük kaynağı, Yunan Antologyası'nı taradım baştan başa ve kimi antik çağlarda, kimi Bizans İmparatorluğu döneminde İstanbul'da yaşamış, çok sayıda ozanın adını saptadım. Bunların birkaçı, doğrudan doğruya Bizanslı (ya da Byzantionlu) sanıyla anılıyordu yazın tarihinde. Yapıtları arasında İstanbul'daki ünlü yapılardan, anıtlardan, sanat yapıtlarından, sokaklardan, evlerden, yalılardan, Boğaziçi köylerinden, balıkçılardan söz eden sayısız şiir vardı. O güne dek Türkçeye ancak üç beş tanesi çevrilmiş bu şiirleri - ikinci bir dilden de olsa - çevirip yayımlamanın ilginç olacağını düşündüm ve çalışmaya başladım. Önce "P" dergisinde yayımlanan küçük seçkiyi hazırladım. Ardından Mabeyinci Pavlos'un tüm epigramma'larını bir araya getiren Altın Yağmur'u yayımladım. Sonunda sıra, bu elinizdeki kitaba geldi: Yunan Antologyası'nın İstanbullu ya da yaşamının bir süresini İstanbul'da (Byzantion'da, Konstantinopolis'te) geçirmiş, az çok İstanbullu olmuş ozanlarından bir şiir seçkisi... On altı ozandan, yetmişe yakın şiir çevirdim iki yıllık bir süre içinde; şiirleri seçerken biraz İstanbul'u, daha çok da "şiir"i aradım. Kimi ozanların bilinen tüm şiirlerini aldım kitaba, kimilerinden seçmeler yaptım. İki uzun şiirden parçalar ayırdım (bunlardan birini, Mabeyinci Pavlos'un Ayasofya'nın Betimi adlı uzun yapıtını bütünüyle çevirip ayrı bir kitap biçiminde yayımlamayı umuyorum). Sonuçta ortaya çıkan yapı, daha çok erken Bizans ve Bizans ortaçağı konu olarak almaktadır...