| Yazar | : | Haldun Hürel |
| İsbn | : | 9786051060903 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 92 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Alfa Basım Yayım Dağıtım |
Sevgili çocuklar;
Şimdi okuyacağınız satırlarda ve göreceğiniz resimlerde, ne kadar önemli, görkemli ve dünya çapında yüksek tarihi değeri olan eski bir kente sahip olduğumuzun anlamını da kavramış olacaksınız.
Güzel İstanbul'umuzun tarih sahnesine çıkışıyla ilgili söylenceler gerçekten çok ilginçtir. Anlatmakla bitirilemeyecek, dinlemekle tadına doyulamayacak bu öykülerin her biri diğerinden daha dikkat çekici, daha heyecan vericidir.
Bu mitolojik söylencelerin en ünlüsü hiç kuşkusuz, İstanbul civarında geçen ve Antik Çağ'ın baş tanrısı Zeus ile ilgili olanıdır. Söylence şöyle başlar:
Binlerce yıl önce, insanların henüz "tek tanrı" kavramını bilmedikleri dönemlerde, çeşitli İlk çağ ulusları "çok tanrı" (politeizm) inanışına sahiptir. Hani, belki okuduğunuz tarih kitaplarında, gördüğünüz derslerde, izlediğiniz filmlerde zihinlerinizde yer almıştır bu tanrıların isimleri: Apollon, Artemis, Atena, Poseidon gibi... Anımsadınız mı?
İşte, bütün bu tanrıların da en büyüğü "Zeus"tur. Fakat ilginç bir şekilde, o zamanlardaki toplumların tanrıları, insanlarınkine benzer bazı davranışlar, arzular, tutkular sergilerler. Şimdi bakalım, nasıl gelişmiş bu heyecanlı söylencenin devamı...