Çeribaşı Rüstem Ağa
| Yazar | : | Cemil Akmaca |
| İsbn | : | 9786053313557 |
| Yayın Tarihi | : | Ağustos, 2015 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 168 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Evrensel Basım Yayın |
Genel kam. Romanların göçebe bir toplum olduğudur. Gezgin, yerleşik yaşamı sevmeyen, günlük yaşayan insanlar şeklinde tanırlar, öyle ki; Romanlar bile böyle düşünür. Çünkü Pencab ve Sind bölgesinden M.Ö. 750 ile 500 arası başladığı söylenen 2500-3000 yıllık yürüyüşleri aslında hâlâ bitmemiştir.
Hindistan yarımadasının orta ve kuzeybatısından çıktıkları belirtilen Romanlar, Hazar Denizinin kuzeyinden Kafkaslar yoluyla Orta ve Batı Avrupa ile Balkanlara; Iran, Anadolu yoluyla Balkanlar ile Trakya’ya; Suriye yoluyla Küçük Mısır (Mora yarımadasında) ile Mısır’a; Kuzey Afrika yoluyla Ispanya'ya kadar yayılmış; derken Amerika kıtasına geç(iril)mişlerdir. Paris kapılarına gelen Romanlar, oradan İspanyaya in(diril)miş, Kuzey Afrika'dan gelenlerle Andalusya'da (Endülüs) birleşmiştir.
Aslında çeşitli çaplarda devam edegelen bu üç bin yıllık macera boyunca Romanlara göçü sevip sevmedikleri ise neredeyse hiç sorulmamıştır. Hatta kendilerinin dahi bunu sorguladığı pek söylenemez. Çünkü maruz kaldıkları şey, yaşam tarzı haline gelmiştir.
"Göç etmeyi kendileri mi istiyor?” sorusuna verilecek cevabın Roman tarihine yaklaşımı değiştireceği düşüncesiyle, Sulukule’nin neden yaklaşık 900 yıl yaşadığını ve dünyanın ilk Roman yerleşkelerinden biri olan bu semtin niçin ortadan kaldırıldığını sorarak başlamak isterim...