| İsbn | : | 9755214186 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 142 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Boyut Yayın Grubu |
UGUR TANYELİ: İsterseniz, konuşmaya adet olduğu üzere, önce hayat öykünüzden başlayalım. Nasıl karar verdiniz mimar olmaya?
CENGİZ BEKTAŞ: Aslında, insanlar birazcık da sonradan yakıştırıyorlar böyle şeyleri. Çocukluğumda çok iyi anımsadığım bir şey var: Denizli'de, II. Dünya Savaşı yıllarında nedense Almanlar vardı. Onlardan kimi çizimler görmüştüm. Bir ev çizmişti biri. Öyle başladı diyebilirim. Bir de, İzmir'den bir mimar gelmişti. Sanıyorum, Fahri Nişli'ydi ve "bak, ben Alsancak Camisi'ni yaptım" diye bana gösterdi fotoğraflarını. Bir adam durup dururken bir şey düşlüyor, kendi kafasında varediyor, sonra o gerçek oluyor. Ama asıl önemli olan şu:
Lise I'den sonra, şimdi Kanada'da bulunan Sungur İncesulu vardı, onun da benim de takma adlarımız "mimar"dı. Yani, ikimiz de mimar olmayı bir anlamda koymuştuk kafamıza.
U.T.: Önce Akademi'de başladınız eğitime.
CB: Liseyi bitirdiğimde hem Akademi, hem de Teknik Üniversite sınavlarına girmiştim. Teknik Üniversite'ye gitmek istemiyordum, sınavlarına da sırf insanlara göstermek için girdim:
"Bak, orayı da kazandım, ama burayı yeğliyorum" demek gibi bir olaydı bu. İTÜ'ye de bir-iki ders dışında gitmedim, Akademi'de sürdürdüm. Akademi'de bir yıl okumuştum, süsleme bölümünde. Mesela, ben bir yıl modelaj yaptım, çamur çalıştım, hala da sürüyor, eski Türk sanatlarından, Hattat Halim'den eski yazı dersleri aldım. Bir ön hazırlık gibiydi. Mimarlık öğrenimine başlayıp da 1'den 2'ye geçtiğim zaman -çok önemli bir etkilenme- Kurt Erdmann vardı. Kurt Erdmann aslında İstanbul Üniversitesi'nde Sanat Tarihi okutuyordu, bize konuk hoca olarak geliyor. Onun çevirmeni de, benim liseden Almanca hocam Turgut Kavur'du. Kurt Erdmann'ı öyle tanıdım, Erdmann'la 30 günlük Anadolu gezim var, 1955'te. O beni çok etkiledi.
U.T.: Erdman'ın ünlü kervansaraylar araştırması sırasında mı?
CB: Oradan başlıyor. Yani, kervansaraylar onlardan bir parça. Ama örneğin Selçuk'un o kitlesel olayı, duvarlar özellikle. Selçuk duvarın öylesine bilincinde ki, silme sadece üstte...