İkinci Balkan Harbinden Evvel Yunanistan'la Bulgaristan'a Karşı Askeri Bir İttifak Yapılması Hakkında Sadrazam ve Hariciye Nazırı Prens Sait Halim Paşa'ya İki Defa Yaptığım Teklif Üzerine Berlin'den Atina'ya Mahrem Olarak Nasıl Gönderildim ve Netice Ne oldu?
Berlin Müsteşar ve Maslahatgüzarlığın faslında tafsilatı verilmiş, olduğu veçhile, "hemen İstanbul'a gelmekliğim" hakkında Sadrazam gelen müstacel bir telgraf üzerine, ertesi sabah (Çarşamba 5/18 Haziran 1913) Berlin'den Köstence tarikiyle yola çıktım. Cuma sabahı İstanbul'a geldim. İlk işim Sait Halim Paşa'nın yalısına telefon ederek geldiğimi haber vermek oldu. "Bugün Cumadır, daireler tatil, Sizde istirahat edin. Yarın saat ikide Babıali'de görüşürüz" cevabını aldım.
Ertesi gün, Hariciye'de Kalemi Mahsus Müdürü Ethem Bey'i gördüm. Bu davetin Yunan işiyle alakalı olduğunu öğrendim. Muayyen saatte Sadaret dairesinde Sadrazam Paşa tarafından kabul buyuruldum. Berlin'de bu mesele hakkında Yunan Maslahatgüzarı Mösyö Téotokys'le aramızda geçmiş bulunan konuşmaları, Çalikis isminde Atina'dan gelmiş olan ve İstanbul'da demiryolu imtiyazı sahibi Mösyö Senz'in vekili olup, Yunanistan'da tanınmış, hayırsever bir Rum vatandaşımızın oradan getirdiği müsait ihtisasatı sırasıyla anlattım. Bilhassa, Brezilya sefaretinde verilmiş bir baloya Sefir Paşa ile birlikte gittiğimiz sırada, salona münasebetlerimiz başlamamıştı...