| Yazar | : | Metin Sözer |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 119 |
| Ölçü | : | 29 x 42 cm |
| Yayınevi | : | Milliyet |
SÜLEYMANİYE
"Cihan tamirine olmasa mimar
Yapılmaz yalnız taş ile duvar
Hususa şöyle bir mimarı akil
Mühendisi nevfünun dindarı kâmil
Veli Sultan Süleyman camiinde
Her kısmın tamam etti bu fende
Bir edna sanatı ile bir tehaşi
Yıkıp dikti nice dikili taşı"
Bu sözler kimin için ne zaman söyleniyordu? Yapılara biçim veren bu kişi kimdi? Bu sorulan teker teker açmak için biraz gerilere, XVI. yüzyılın ortalarına, yüzyılın en büyük imparatorluğunun başkentine, İstanbul'a kadar uzanmak gerekmekte. Kentte sabahın ilk saatlerinde, imparatorluğun dört bir yanından kopup gelmiş, becerileriyle ün yapmış kişiler 'Eski Saray' denen yerin kuzeyinde, Haliç'e bakan tepeye doğru tırmanmaktadır. Onları kentlerinden uzak bu yerlere çeken nedir? Sabahın bu ilk saatlerinde ünlü sanatçılar ne için toplanmaktadır?
Bir büyük usta Mimar Sinan
Tüm bu sorular gelip gelip bir noktada toplanmakta, Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü günlerinde Kanuni Sultan Süleyman'ın ünlü mimarı Mimar Sinan'da düğümlenmektedir.
Osmanlı toplum yapısının, yönetim düzeninin sonucu devletin mimarlık eylemleri bir örgüte verilmiştir. Böyle bir örgütün kurulması ve güçlenmesi de İstanbul'un alınmasından sonra hız kazanmıştır. Kentin onarılması, yeni yapılarla donatılması, imparatorluğun tüm yapı eylemlerinin tek elden yönetilmesi için kurulan Hassa Mimarlar Ocağı...