| Yazar | : | Tahir Alangu |
| Yayın Tarihi | : | 1943 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 59 |
| Ölçü | : | 14,5 x 20 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Yazıları |
Matbu edebiyatın çok çabuk yayılması yüzünden şifahi edebiyat gitgide Anadolu'nun yol uğramaz köşelerine doğru çekildi, XIX. asrın sonu ve XX. asrın başlarında âşık tarzı edebiyatın sönükleştiğini, eski âşık kahvelerinin yerine, İstanbul'un hemen her mahallesinde kurulan Semai kahvelerinde (Çalgılı kahveler), Külhanbeyi - Tulumbacı zümresinin kabadayıca zevklerine uygun olan yeni bir edebi tarzın teşekkül etmekte olduğunu görüyoruz. Bu yeni muhitte de eski saz şiiri ananesinin devam ettiğini, eski büyük saz şairlerinin eserlerinin her zaman çalınıp söylendiğini biliyoruz. Âşık edebiyatının gerileme devirlerinde İstanbul'un hareketli muhitinde bu edebiyata yeni bir yaşama yolu açan bu tarzın ömrü pek kısa oldu. Başlangıcı Tavukpazarı kahvelerinde aranması lazım gelen bu sınıf edebiyatı, en parlak devrini Abdülhamid (1876-1909) zamanında yaşayarak, 1926-1927 senelerinde bazı beledi ve inzibati ıslahat sonunda, cemiyetleri dağılan İstanbul külhanbeyleri ile beraber tarihe karıştı.
Şimdiye kadar yapılan araştırmalar gösterdi ki:
Âşık edebiyatı içinde yer alan "Külhanbeyi tarzı edebiyat' üzerinde şimdiye kadar bazı şeyler söylendi ise de, bu tarzın meydana getirdiği eserlerden yeter derecede örnekler neşredilmemiştir. Bu zümre edebiyatı şairlerinin yazılarının mebzul bir şekilde bulunmayışı da, bunda ehemmiyetli bir rol oynamış olacaktır. Tavukpazarındaki âşık kahvelerinden, zamanla İstanbul'un muhtelif semtlerinde açılan çalgılı kahvelere ve mahalle aralarındaki tulumbacı kahvelerine intikal eden âşık tarzı, bu yeni muhitte, bağlı olduğu zümrenin zevkini aksettiren yeni bir kılığa bürünmekle beraber, ,esas ve nevilerinde değişmeden kaldı. Ahmet Rasim (1865-1932)" Ahmet Talat (Çankırılı)", Ahmet Cevat, Osman Cemal Kaygılı, Halit Bayrı'nın muhtelif fırsatlarda mevzuubahis ederek örnekler verdikleri bu zümre edebiyatı üzerinde çalışırken…