| Yazar | : | Agah Özgüç |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 128 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Broy Yayınları |
18 Mart 1981 günü evrene gözlerini kapaya n Cahide Sonku, güçlü oyuncu kişiliği, değerli sanatçı özelliği ve olağanüstü güzelliği ile Türk tiyatro ve sinemasında olduğu kadar, bir dönem tüm kamuoyunun gönüllerine de taht kurmuş, opera kavramının dışında gerçek bir "primadonna"ydı.
Ama Cahide Sonku'nun benim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda bir başka yeri vardı. O, benim için, Ahmet Muhip Dıranas'ın dediğince, "ergen yastığımın ateşten rüyaları"nı bezeyen bir kadınlık ve güzellik simgesiydi. Şekerci Hacı Bekir; in oğlu Ali Muhittin onu sürekli izleyebilmek amacıyla tiyatroda her gece bir loca ayırtırken, ben de düşlerimin kadınlık simgesinin gazetelerde, dergilerde çıkan resimlerini toplardım. Eskiden köy kahvelerine "dünya güzeli" olduğu söylenen bir kadının resmi asılırdı. Taşbasması. Bana göre, taşbasması resimlerde yer alan dünya güzelinden de güzeldi Cahide Sonku. Yıllar yılı ağabeyimin lacivertlerinden bozma, uzun pantolonlu tiyatro elbiselerimi giyerek gittiğim Dram Tiyatrosunun paradisinden onu izlerken, düşlerimin kadınlık ve güzellik simgesini kucaklardım gözlerimle. "Vanya Dayı"da, "Yayla Kartalı"nda, "Gök Korsan"da, "İki Başlı Kartal"da, "Ruy Blas"ta ve "Othello"da yalnızca o vardı.
Uzun yıllar sonra, bir sinema dergisini yönetirken Cahide Sonku çıkageldi. Yitik, sıngın ve yaşlı bir kadın oturuyordu karşımda. Yadırgadım. Sonra birden anımsadım, tanıdım. Anılarımın gözleriyle bakınca "Bataklı Damın Kızı Aysel"i hemen bulup çıkardım. Hele başını edalı bir öz beğeniyle geriye atınca, "Şehvet Kurbanı"nın baştan çıkarıcı güzeli oluvermişti benim için. Dergideki arkadaşlarım benden çok gençtiler. Tanımıyorlardı Cahide Sonku'yu. Onlar yalnızca karşımda oturan yitik, sıngın, yaşlı kadını görüyorlardı. Barbara Stanwyck'in Stella Dallas'ını anımsatan zavallılığında, Cahide Sonku'yu görebilmeleri olanaksızdı. Onun Şehir Tiyatrolarındaki birbirinden güzel oyunlarını ve Türk sinemasının kilometre taşlarını oluşturan filmlerini bilmiyorlardı ki..."