| Yazar | : | Ayşegül Çetiner |
| İsbn | : | 9789944376846 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 151 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bu Yayınevi |
Arkadaşlar kavuşuyor…
Ilık bir haziran sabahıydı. Okullar kapanalı henüz iki gün olmuş, öğrenciler yorucu bir öğretim yılını geride bırakmanın verdiği iç rahat1ığıyla kendilerini tatil sevincine kaptırmışlardı. Bazıları da aldıkları kötü karneler nedeniyle biraz buruk girmişlerdi tatile ama olsun, gelecek yıl daha fazla çalışıp bunu telafi edebileceklerdi.
Bizim tek yumurta ikizleri Burak ve Berke de bu ikinci gruba dahildiler. Fakat komik olan, karnelerindeki zayıfların resim, müzik, iş eğitimi gibi basit dersler olmasıydı. Bunun en önemli nedeni, yerinde duramayan iki küçük yaramaz oluşlarıydı. Diğer derslerde kafaları zehir gibi çalışırdı ama sıra resim gibi bir dersle uğraşmaya geldiğinde aceleyle bir şeyler karalarlar, sonra da "Bitti öğretmenim" deyip şamataya başlarlardı. İşte bu yüzden zayıf gelmişti bu dersler karnelerinde. Oysa bu durum bizimkilerin hiç umurunda değildi. Onlara göre resim, müzik de ders miydi? Fakat anne ve babalan dün onları karşılarına alıp: "Mademki siz bize doğru dürüst bir kame getirmediniz, o zaman istediğiniz o son model bisikletleri de unutun" dediklerinde durumun ciddiyetini anlamışlardı. Onlar bu duruma her ne kadar itiraz da etseler, diller de dökseler bir işe yaramamıştı. Artık bu yazı da eski bisikletleriyle geçirmekten başka çareleri yoktu. İşin kötüsü, yenileri gelecek diye eskilerinin bakımını da ihmal etmişlerdi ve birazdan yazlığa gitmek üzere yola çıkacaklardı. Mecburen onları adada tamir ettireceklerdi. İkizler, kısa boylan, kumral saçları, yeşil gözleri ve afacan bakışlarıyla birbirlerinin tıpatıp aynısıydılar. İki yıl öncesine kadar çoğu insan onları ayırt edemezdi. Bu gruba arada sırada anne ve babalan da dahil olabiliyordu. Ancak iki yıl önce salıncaktan düşen Burak'ın yarılan alnına atılan iki dikiş, onların ayırt edilebilir olmalarım sağlamıştı. Artık eskisi gibi benzerliklerini kullanarak olur olmadık şakalar yapamıyorlardı. İlk zamanlar saçlarının ön kısmını biraz uzatarak o izi gizlemeyi başarmışlardı ama fen dersinde Burak, kardeşinin yerine de sözlüye kalkınca alnındaki dikiş izi onu ele vermiş, artık bu numarayı da yapamaz duruma gelmişlerdi...