| Yazar | : | Samih Tiryakioğlu |
| Yayın Tarihi | : | 1963 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 212 |
| Ölçü | : | 11,5 x 16,5 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Kardeş Yayınları |
Bir gün Napoleon, maiyetindeki genç bir teğmene: "Sen İspanyolca bilir misin?" diye sormuş. Teğmen: "Hayır," deyince Napoleon: "Ne duruyorsun, öğrensene!" demiş.
Teğmen: "İmparator galiba beni önemli bir işe tayin edecek," diye düşünmüş. Geceyi gündüze katıp çalışarak kısa zamanda İspanyolcayı öğrenmiş ve bir gün imparatorun karşısına çıkarak: "Emrinizi yerine getirdim Majeste," demiş, "İspanyolcayı öğrendim."
O zaman Napoleon, genç subaya şu cevabı vermiş : "Öyleyse, şimdi hemen git, Cervantes'in Don Kişot adlı eserini oku!
…Karı-kocanın iki kız, iki erkek dört çocuğu vardı. Miguel, bunların en küçüğü idi. Aile sefalet içinde değilse bile, para sıkıntısı içinde yaşıyordu.
Babası hekimlik ederken boyuna gezip dolaştığından, Cervantes başıboş bir öğrenim yaptı. Fakat onun Alcala ve Salamanca Üniversitelerine gittiği anlaşılıyor. Çünkü zaman zaman, Üniversite öğrencilerinin derbeder yaşayışlarını anlatmaktan geri durmamıştır.
Cervantes erkenden okuma zevkini edindi: "Okumaktan çok hoşlanıyorum, sokağa atılmış kâğıt parçalarını bile okuyorum," diyordu. Daha gençlik yıllarında tiyatroya karşı büyük bir eğilim duydu. Fırsat buldukça çağının ünlü tiyatro yazarlarının oyunlarını seyrediyordu.
1564 - 1570 yılları arasında Cervantes, askerlikte talihini denemeğe kalkıştı, orduya yazıldı. Sonra Papa V. Pius'un Kral I. Felipe nezdindeki temsilcisi kardinal Acquaviva'nın kâtibi oldu. Efendisiyle birlikte İtalya'ya gitti.
Denizin ve büyük limanlardaki yaşayışın manzarası, delikanlının hayali üzerinde derin etki yaptı. Fakat Cervantes bu kâtiplik işinde uzun zaman kalmadı. İtalya'da yine askere yazıldı. Napoli, Messina, Lortta, Ancona, Venedik gibi şehirleri gezip gördü. Cenovalı kızlarla tanıştı. İtalyan şaraplarını tattı. Sonra gördüklerini yazıp kitap halinde yayınladı.