| Yazar | : | Necip Fazıl Kısakürek |
| Yayın Tarihi | : | 1965 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 211 |
| Ölçü | : | 13,5 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Neşriyat Yurdu |
Bugün, (5 Mart 1961 - Pazar - 17 Ramazan - Toptaşı Cezaevi) bana "Büyük Kapı"yı açan kurtarıcımı düşünürken dünyaya geldim geleli kendimi düşünüyorum.
Çemberlitaş'ta, Sultanahmet'e doğru inen sokaklardan birinde, kocaman konakta doğmuşum...
Harem ve selamlık halinde iki kapılı, dört katlı ve bilmem kaç odalı bu konak, içinde, yakıcı hatıraların tütsü çanağıdır. Renk renk, şekil şekil, fısıltı fısıltı hatıralar. Bazen de çığlık çığlık...
Çocuk denecek kadar gençken yazdığım "Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri" milli hikâyemdeki mekân, işte bu konak...
Selamlık kapısının önünde, bodrum katının üstünde, birkaç merdivenle çıkılan, köşeleme, mermer bir sahanlık ve yanında küçücük bir bahçe... Mermer sahanlığa, üst katın çıkıntısından iki sütun iniyor. Ve giriş kapısı...
Asıl bahçe, büyük bahçe, konağın arkasında... Bahçenin iki ucunda, uşak odası ve çamaşırhane, iki ayrı binacık··· Ortada, yakın bir bildik gibi suratının bütün çizgileriyle tanıdığım bir dut ağacı... Bahçenin konak tarafında, dikine batırılmış çakıl taşlarından daracık bir yol...
Bahçeye, komşu konakların arka cepheleri bakıyor. Şu, Esvapçıbaşının, şu bilmem kimin evi...
Konağın içi müthiş girift... Kocaman salon - sofalar üzerinde, büyüklü küçüklü odalar ve odalardan geçtikçe oradan ve buradan sağa sola kıvrılan dehlizler, geçitler, aralıklar, merdivenler, bölükler...
Her taraf loş, her köşede her an akşam havası... Rutubet kokuyor her taraf...
Konağın birinci katında taş zeminli büyük yemek odası, ikinci katında teklifsiz misafirlere ait büyük salon - sofa, buradan geçilen ve arka bahçeye bakan şatafatlı salon ve oraya karanlık bir koridorla bağlı, büyük babamın kitap odası...