| Yazar | : | Prof. Dr. Besalet Pamay |
| Yayın Tarihi | : | 1979 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 426 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İst. Üniversitesi Orman Fakültesi |
Bir zamanlar doğası ve yeşili ile ülkemizin en görkemli kenti sayılan İSTANBUL'un 1950'lerden bu yana sağlıksız kentleşme olgusu içinde, kentsel ve kırsal çevredeki doğal yeşil örtüsünü ve kültürel yeşil alanlarını (Orman ve koruları, park ve bahçelerini, yeşil yamaç ve çayırlarını, bostan ve meyveliklerini... vb.) tamamen yitirmek üzere olduğu, acı bir gerçektir. Bu nedenle İstanbulluların doğa ile ve özellikle yeşille olan ilişkilerinin artık onarılmaz bir düzeye ulaştığını kabul etmek yerinde olur.
Gerçekten bugün 4,5 milyon kişinin barındığı yılda 200 bin kişinin göç ettiği, 50 bin gece-gündüz kondunun türediği' ve XXI. yüzyılda da 10 milyon kişinin yaşayacağı belirtilen İstanbul'da, yarı yeşil ve yeşil alan olarak kişi başına düşen aktif (= kamuya açık ve hizmet yüklenmiş) yeşil alan miktarı 2,40 m2 den fazla değildir. Buna.4,04 m2 /kişilik pasif yeşil alanlar (halka kapalı korular, mezarlıklar ve fidanlıklar, refüjler... vb.) da katılırsa, yeşil alan miktarı ancak 6,44 m2 /kişiyi bulur. Bu durum değişmediği, yani yeni yeşil alanlar kurulmadığı takdirde, geleceğin 10 milyonluk İstanbul'unda, kişi başına ancak 1 m2 aktif yeşil alan bile kalmayacaktır.
Oysa başka ülkelerin kentlerinde, kişi başına düşen kent içi yeşil alan miktarı, 18-154 m2 arasında değişmektedir. Nitekim; USA'da 100, Almanya'da 26-154, Danimarka'da 45-57, Fransa'da 25-152, İngiltere'de 28-70, İsveç'te 80-166, İsviçre'de 25-60, İtalya'da 26-46) Polonya'da 18-62) SSCB'de 25-35 m2/kişi kadardır.
Bu günün ve geleceğin Büyük İstanbul'unda, öncelikle her yaş kademesindeki kentlinin; bebeklerin, çocukların, gençlerin, ergin ve yaşlıların sağlığı ve rekreasyonel gereksinmeleri, kentin fiziki yapısı ve dokusunun ii/i değerlendirilmesi ve dengelendirilmesi, kente karakter verilmesi ve estetik bir görünüm kazandırılması, çeşitli kent hizmetlerinin (ulaşım, trafik gibi) kolaylaştırılması ve klimatik bazı zararların (soğuk-sıcak rüzgârların... vb.) çevre kirlenmelerinin önlenebilmesi (hava, su, toprak ve gürültü kirlenmeleri), havzalarda içecek ve kullanacak su üretiminin artırılması ve su rejiminin düzene sokulması v.b...