| Yazar | : | Hilmi Yücebaş |
| Yayın Tarihi | : | 1964 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 160 |
| Ölçü | : | 14 x 20 cm |
| Yayınevi | : | İnkılap ve Aka Kitabevleri |
Zamanında Türkiye'nin en çok okunan romancısı olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, (100.) yıl önce, yani 17 Ağustos 1864 te İstanbul'da Aksaray'da doğmuş, 8 Mart 1944 tarihinde Heybeliada'da hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Faniler âlemini bırakıp gittiği 20 yıldan beri Türk romanının babası Hüseyin Rahmi'nin hatırasını yaşatmak için ne yaptığımızı düşünürsek, yüzümüzün kızarması icap edecektir.
Hiç olmazsa Posta İdaremizin (1OO). yıldönümü münasebetiyle Hüseyin Rahmi için bir hatıra pulu çıkarmasını ve Heybeliada'daki köşkünün bir müze haline getirilmesini görmek, gönlümüzün biricik dileğidir...
Değerli sanatkâr Avni Dilligil'in kurduğu Aksaray'daki Halk Tiyatrosu, Füruzan Hüsrev Tökin'in tiyatrolaştırdığı "Şıpsevdi" komedisiyle perdesini açmak kadirşinaslığını göstermiştir.
Birçok halis kıymetlerimiz, ölümlerinden sonra kendilerini ve eserlerini gerçekçi ölçülerle anlatamayışımız ve okutamayışımız yüzünden unutulmakta, yeni nesillerimiz de bu unutulan değerli sanatçılarımızı tanımadan yetiştikleri için, edebiyatımızın birçok parlak yıldızları sönüp gitmektedir.
Bu sebeple milli kültürümüzün kendi kendine gelişmesi ve dalbudak salması, bahtlı tesadüflere kalmıştır.
Üzüntüyle söyleyebiliriz ki, bugün kültür hamlelerimizi destekleyecek hayırlı bir teşekkülümüz de yoktur.
Servet-i Fünun edebiyatı topluluğuna girmeyen Hüseyin Rahmi, İstanbul'un en ücra köşelerinde, balıkçı meyhanelerinde, kenar mahalle halkı arasında dolaşarak halk dili ve argosunu derlemiş; eski İstanbul'un bütün karakteristik özelliklerini, kenar mahallelerini, Boğaziçi yalılarını, ramazan âlemlerini, ıskatçıları, faizci hacıları, falcıları ve bakıcıları, yüksek tabaka hayatını, inancı ve zihniyetiyle alafranga - alaturka tezatlarıyla eserlerinde yaşatmıştır.
Mizahtan hicve kadar şahıslarını konuşturduğu birçok Türk roman tipi yaratmıştır.