| Yazar | : | Sevim Belli |
| İsbn | : | 9753440650 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1994 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 640 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Belge Yayınları |
"Onca yıl göze batmamaya, sıradan biri olmaya, bilerek isteyerek arka planlarda kalmaya ve ayrıca bilinen zorunlu nedenlerle gölgede yaşamaya özel bir özen gösterdikten sonra, bu tutum ve yönelim senin için bir yaşam biçimi haline geldikten sonra, bir görevin gereği olarak da olsa yüreğini ve beynini, deyim yerinde olursa, bir açımlama (teşrih) küvetinde sunmayı ve bunu dostun da düşmanın da, yani layık olanın da olmayanın da gözleri önünde yapmayı göze almak ne kadar güç geliyor şimdi başlarken. Gizleyecek, çekinilecek bir şeyin olmasa da içgüdüsel olarak direniyorsun, kalemin işlemez oluyor, tam rahatlayıp açılamıyorsun. Kaç keredir vazgeçiyorum. 1991'e geldik. Ve ben, "emekli" oldum artık. Doktorluktan emekli olunmaz ya!
Belki- bir türlü "ben", "ben" diye insan içine çıkamadığımdan ilk bölümü bir gözlemci gibi anlatıyorum. Bu arada kendimi biraz alıştırmış olurum diyorum.
Üstelik ülkeden kıtalar boyu uzakta, Kuzey'in bu kasvetli yaşamından bakarken geçmiş karanlık ve aydınlık yanlarıyla öyle büyük bir özlem oluyor, öylesine ufkumu kaplıyor ki bu özlemin duygusallığından sıyrılmak da hemen hemen olanaksız gibi görünüyor şimdi.
Yaşanan olayları yaşandıkları zamanlardaki düşünce ve duygularımla vermeye çalışacağım. Güncel ya da her zaman için geçerli yorumlar ise dile getirilişlerinden ayırt edilecektir umarım.
Benim anılarımda adının geçmesinden hoşlanmayacağını düşündüğüm kişileri izin alma olanağım da olmadığından hiç anmadım. Yaşayan yakın arkadaşlarım hakkında övgü sözü kullanmamaya da dikkat ettim.
Yaşamımda ve kişiliğimin oluşmasında önemli yeri olan İstanbul'un güzel beldesi Beylerbeyi kitabın hacmine göre biraz fazlaca yer tuttu galiba. Kısa tutmaya çalıştığım halde uzadı gitti. O zamanların belli bir yaşam biçimini yansıtan bu bölümün ilginç olabileceğini düşündüm."