| İsbn | : | 9786054348039 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 511 |
| Ölçü | : | 23,5 x 26,5 cm |
| Yayınevi | : | Sakıp Sabancı Müzesi |
BİZANTİON, NEA ROMA, KONSTANTİNOPOLİS, KOSTANTİNİYYE, İSLAMBOL İSTANBUL
TARİHİN en eski kentlerinden biri olan bu şehrin pek çok adı oldu. İlk sakinlerinin çevresine yerleştiği göl, binlerce yıl önce yer kabuğunu alt üst eden değişim sonrası kıtaları ayıran, denizleri birleştiren bir geçit haline gelirken, ona da emsalsiz bir coğrafi konum, doğal bir liman bağışlandı.
Bizantion adlı küçük yerleşimden bir Roma kentine, ona adını veren İmparator Büyük Constantinus'un gerçekleşen rüyasına dönüşmesinde şüphesiz bu emsalsiz coğrafi konumun büyük payı vardı. Ancak uzun tarihi boyunca yalnızca Constantinus için değil, daha pek çokları için de elde edilmek istenen bir hayal şehir, bir ütopya oldu.
Hayalleri gerçek olan güçlü hükümdarların elinde çağın en büyük kentlerinden birine dönüştü. Görkemli yapıları, karlı ticaret yolları, herkesi kıskandıran zenginliği yüzünden pek çok akına, kuşatmaya maruz kaldı. Doğu'dan ve Batı'dan gelen saldırılara, güçlü Arap akınlarına direndi, ancak 1204'te din kardeşlerinin istilasını, yağmasını yaşadı. Buna rağmen, sadece gemiler için değil, her dil, din ve ırktan insanlar için de sığınılan bir liman oldu. Orada yaşayanlar, gelip geçenler, hepsi onda bir iz bırakırken, izlenimlerini başka diyarlara taşıdılar.
Onu ortaçağın görkemli başkenti yapan eski sahipleri tarih sahnesinden çekilirken, yeni efendilerinin elinde yeniden doğdu, onu benzersiz kılan eşsiz siluetine kavuştu. Yeni sahibi Osmanlıların genç Sultanı II. Mehmed bu fetihle bir anlamda Doğu Roma İmparatorluğu'nun mirasını devralmaktaydı. Genç fatih bu mirası sahiplendi. Çağının Rönesans dünyasına yabancı değildi. Roma İmparatorluğu'nun toprakları üzerinde yeni bir dünya imparatorluğu kurmaya koyulurken, yeni başkentini de bu doğrultuda inşa etti. Onu eski görkemine, Doğu ve Batı'dan gelen renkli kalabalığına yeniden kavuşturdu. Fethi tarihte yeni bir çağ başlatmıştı, bu İstanbul için de yeni bir dönem oldu. Farklı dil ve inançlara, farklı birer tarihe sahip halkların yaşadığı topraklara egemen olan Osmanlı'nın kozmopolit yapısı İstanbul'un da özelliğiydi.