| Yazar | : | Auguste Bailly |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 224 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Tercüman 1001 Temel Eser |
İMPARATORLUĞUN KURULUŞU
Hiç bir ad, Bizans'ınki kadar itibara ve üne sahip olamamıştır; muazzam ve karma karışık faciaların birbiri ardınca daha göz alıcı bir akışını hayallerde canlandıracak bir başka ad bulunamaz. Onu duyunca mutlak hükümdarlar, imparatoriçeler, kilise ileri gelenleri erguvani bir sis içinde sıra sıra kafileler halinde gözlerimizin önünden geçer. Doğunun güneşi altında amfi basamaklarına yığılmış, coşkun haykırışları ve hiddetli naraları ile mavi ya da yeşil eşarplı araba koşucularını izleyen kalabalıkları hatırlarız. Barbar ve eşi görülmemiş, batıl inançlı ve zalim bir medeniyet; politika faciaları, aşk faciaları, din faciaları, öç almalar, entrikalar, zorbalıklar, sonu gelmez din bilimi tartışmaları, hadım suikastları, kıymetli taşlarla bezenmiş esvaplar, mozaiklerle işlenmiş mermer saraylar tasavvur ederiz. Efsanevi zenginliklerin, frensiz ihtirasların, hayatı bütünü ile hiçe saymanın, tasvirlere tapınmanın, şehvete düşkünlüğün, kanlı çatışmalara sebep olabilecek her şeyini Bizans gözlerimizin önüne serer.
Şüphesiz işin efsane tarafı bu... Ama bu efsane uydurma değildir. Kısmen de gerçek olsa, yine gerçeğin bir parçasıdır. Hiç bir devlet daha gürültülü, daha heyecanlı bir tarihe sahip olmamıştır. Egemenlik, dış harpler, iç boğuşmalar, saltanat kavgaları ve ihtilallerle dolu bu on yüzyıl bize feci devrelerin şaşırtıcı bir dizisini sunar. Bununla beraber yalnız tarihçilerin ilgilendiği en dokunaklı faciayı, Doğu Roma İmparatorluğu'nun kendi varlığında ve kaderinde keşfederiz.
On yüzyıl içinde, zaman zaman ezilen ve zaferler kazanan bu devletin, çok defalar aldığı öldürücü sanılan yaralarını karşı durulmaz bir yaşama gücü çırpınışı içinde iyileştirişi ve yeni bir yükselmeye doğru yol alışı muhteşem bir maceradır. O, iç boğuşmalarla sarsılmış, din kavgaları ile parçalanmış olduğu ve bazen fethetmek, çoğu zaman istila edilmemek için aralıksız dövüşme zorunda kaldığı halde kaderin husumetine hiç bir şeyin kıramayacağı...
(Devamı 2. Ciltte)