| Yazar | : | Arif Cemil Denker, Metin Martı |
| İsbn | : | 9757336610 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 395 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Arma yayınları |
1914 senesi Temmuzunun son günlerinde dünya, tarihin şimdiye kadar kaydetmediği en heyecanlı anlarını yaşıyordu. Nihayet aradan bir kaç gün geçmeden Ağustos başında umumi harp (Birinci dünya savaşı) patlayıverince dünya yerinden sarsıldı. Alman ordusu, daha seferberliğin altıncı günü Belçika'yı hemen hemen istila ederek şimşek süratiyle Fransız topraklarına yaklaşmaya başladı.
Bu vaziyet karşısında, o zamanki Osmanlı Devleti'nin mukadderatına hâkim olan İttihat ve Terakki Hükümeti Almanya'nın uzatmak istediği ittifak elinden yararlanarak memleketin emperyalist Avrupa devletlerinin siyasi ve iktisadi boyunduruklarından kurtarılması zamanının geldiğine kani olmuş ve Osmanlı ordusunu seferber hale koymaya karar vermişti.
Seferberliğin ilan edildiği günün gecesi İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumisinde önemli bir toplantı yapmış ve bunda, en yakın bir gelecekte uygulanmak üzere gayet kapsamlı bir karar vermişti. Bu karar, ister umumi harbe katılalım, ister katılmayalım ordularımızın ileride düşman topraklarındaki hareketlerini kolaylaştırmak için bir Teşkilat-ı Mahsusa kurulmasını hedefliyordu. Bu teşkilat sayesinde silahlanacak çeteler harp çıkışında düşman topraklarına akınlar yapacaklar, düşman kuvvetlerini şaşırtacaklar, onların hareketleri ve miktarları hakkında bilgi edinerek bunları ordularımıza bildireceklerdir.
En fazla Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın istediği ve İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisinin de kayıtsız şartsız kabul ettiği bu Teşkilat-ı Mahsusa'dan maksat yukardaki yazdığımız vazifelerin yapılmasıyla beraber, işin içyüzü büsbütün başkaydı. Bunu anlayabilmek için asıl İttihat ve Terakki'nin içyüzünü biraz deşmek gereklidir. İttihat ve Terakki'nin ileri gelen ricali arasında gözlenmekte olan ayrılık, Balkan savaşından sonra daha fazla kendisini göstermeye başlamıştı. Enver Paşa'yla ona taraftar olanlar bütün kuvvet ve hâkimiyeti ellerine geçirmek ve bu suretle bir çeşit askeri istibdat kurmak istedikleri halde, diğer tarafta kalan Talat Paşa'yla arkadaşları meşrutiyet ilanından beri devam eden askerlerin baskısından kurtularak daha serbest bir esas dairesinde İttihat ve Terakki Fırkası'nı geliştirmek gayesini takip ediyorlardı...