Bir Vakıf Çalışmasında Anılar (İzzet Baysal Vakfı)
Her insanın hayatında mühim dönüm noktalan vardır.Benimkinde de, şüphesiz anımsanacak mühim anlar olmuştur.
Bunlardan biri,Amcam İzzet Baysal’ın ismini taşıyan vakfın kuruluş çalışmalarını bana tevdi etmesi ve yönetiminde mühim bir görev vermesi olmuştur.
1986 yılıydı; bir gün fabrikaya geldiğinde: "Türk Eğitim Vakfı, bildiğin gibi, her sene onbinlerce gencimize eğitim bursu veriyor. Okumaya hevesli fakat maddi olanakları kısıtlı çocuklarımıza tahsil fırsatını yaratıyor..Ben de düşündüm, vasiyetimi bu vakfa yaptım. Hayatım boyu çalışarak kazandıklarımın böylece gençlerimizin eğitimine yararlı olacağını düşündüm..Sen ne dersin ?." diye sordu.
"Çok iyi yapmışsınız , Amca.." cevabını vermiştim... Vermiştim amma ardından da düşünmüştüm: Uzun seneler işlerini yürüten olarak vakfettiği varlığın mertebesini bilen kişiydim.Bu nedenle bir hafta kadar sonra tekrar bira araya geldiğimizde:
"Amca, dedim, madem böyle geniş çaplı bir hayıra karar verdiniz, neden düşündüğünüz bu hizmetleri isminizi taşıyan bir vakıf eliyle yapmıyor ve böylece bu hayırları kendi isminizle yüzyıllar boyu yaşatmıyorsunuz ?."
"Ben artık yaşlandım,kim uğraşacak,oğlum.." dedi.
"Müsade ederseniz ben uğraşayım ,amca .." dedim.
İşte yukarıda değindiğim, hayatımın unutulmayacak dönüm noktalarından biri bu konuşmanın yapıldığı o gündür..
O gün , İzzet Baysal Vakfı'nm kuruluş çalışmalarına başlamaya ve Vakfı, Amca ve Yeğen, beraberce , kararlaştırdığımız iki ana amaca yöneltmeye karar verdik : Ülkemizin en büyük problemlerinden olan Eğitim ve Sağlık Hizmetlerinde, kudretimiz nisbetinde Devlete yardımcı olacak; Hayırları bilhassa,doğup büyüdüğümüz ve ilk feyzini aldığımız ana, baba toprağı Bolu’ya yöneltecektik..
1986 yılının Aralık ayında bu amaca yönelik Vakıf Senedi hazırlanmış, tescil ve ilân edilmiş bulunuyordu.
İlk faaliyet yılı ise 1987 oldu...
Bunlardan biri,Amcam İzzet Baysal’ın ismini taşıyan vakfın kuruluş çalışmalarını bana tevdi etmesi ve yönetiminde mühim bir görev vermesi olmuştur.
1986 yılıydı; bir gün fabrikaya geldiğinde: "Türk Eğitim Vakfı, bildiğin gibi, her sene onbinlerce gencimize eğitim bursu veriyor. Okumaya hevesli fakat maddi olanakları kısıtlı çocuklarımıza tahsil fırsatını yaratıyor..Ben de düşündüm, vasiyetimi bu vakfa yaptım. Hayatım boyu çalışarak kazandıklarımın böylece gençlerimizin eğitimine yararlı olacağını düşündüm..Sen ne dersin ?." diye sordu.
"Çok iyi yapmışsınız , Amca.." cevabını vermiştim... Vermiştim amma ardından da düşünmüştüm: Uzun seneler işlerini yürüten olarak vakfettiği varlığın mertebesini bilen kişiydim.Bu nedenle bir hafta kadar sonra tekrar bira araya geldiğimizde:
"Amca, dedim, madem böyle geniş çaplı bir hayıra karar verdiniz, neden düşündüğünüz bu hizmetleri isminizi taşıyan bir vakıf eliyle yapmıyor ve böylece bu hayırları kendi isminizle yüzyıllar boyu yaşatmıyorsunuz ?."
"Ben artık yaşlandım,kim uğraşacak,oğlum.." dedi.
"Müsade ederseniz ben uğraşayım ,amca .." dedim.
İşte yukarıda değindiğim, hayatımın unutulmayacak dönüm noktalarından biri bu konuşmanın yapıldığı o gündür..
O gün , İzzet Baysal Vakfı'nm kuruluş çalışmalarına başlamaya ve Vakfı, Amca ve Yeğen, beraberce , kararlaştırdığımız iki ana amaca yöneltmeye karar verdik : Ülkemizin en büyük problemlerinden olan Eğitim ve Sağlık Hizmetlerinde, kudretimiz nisbetinde Devlete yardımcı olacak; Hayırları bilhassa,doğup büyüdüğümüz ve ilk feyzini aldığımız ana, baba toprağı Bolu’ya yöneltecektik..
1986 yılının Aralık ayında bu amaca yönelik Vakıf Senedi hazırlanmış, tescil ve ilân edilmiş bulunuyordu.
İlk faaliyet yılı ise 1987 oldu...