Bir Sürgün Şaheseri Mihnetkeşan Keçeçizade İzzet Molla

Yazar : Ömür Ceylan, Ozan Yılmaz
İsbn : 9789756743379
Yayın Tarihi : Mayıs, 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 378
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Sahhaflar Kitap Sarayı

Sultan II. Mahmud'un saltanat yılları (1808-1839), Anadolu'daki eski-yeni mücadelesinin sosyal, siyasal ve kültürel olarak ciddi sonuçlar doğurduğu en önemli dönemlerden biridir. Bir yandan Fransız ve Rus baskısı, Rum isyanları ve Mehmed Ali Paşa gailesiyle boğuşan, bir yandan da asker-ulema dengesini gözeterek ıslahatlar yapmaya çalışan II. Mahmud, gelecek ümitlerini ancak geçmişin ışıltılarıyla yeşertebilen halk tarafından pek de anlaşılamadı. Hem dünyada hem de Osmanlı'da "bitaraf olanın bertaraf olduğu" bu kritik devir, sultan II. Mahmud'a "gâvur padişah" lakabı, oğlu Abdülmecid'e de Tanzimat Fermanı'nı yadigâr bırakarak sonlandı. Padişahla birlikte bu dönemde yetişmiş hemen tüm Osmanlı aydınlarının eski-yeni, doğu-batı arasındaki kararsızlık ve ezikliği, Tanzimat nesli olacak oğullarında çok daha şiddetle nüksedecekti. Keçecizade İzzet Molla, nüfuzun siyasi güce, kişisel siyasi gücünse devlet için ulusal-uluslararası krize kolaylıkla dönüşebildiği böyle bir dönemin şairi ve devlet adamıdır. 14 yaşında molla unvanı alacak kadar birikimli, devri n siyaseten güçlü ve entrikacı siması Halet Efendi'nin en yakınında kendisine yer bulabilecek kadar zeki, nüktedan ve yeri geldi mi padişaha layihalar sunabilecek kadar da cesur olan İzzet Molla, hayatı adeta şiirin penceresinden okur. Nitekim gelenek ve gelenekli kurumların tel tel döküldüğü bu devirde eskisinden de iyi işleyen tek müessese durumundaki "sürgün"den payını alınca en asude bildiği limana, şiire sığınır. 1822 yılında padişah emriyle katledilen Halet Efendi'ye sadakati yüzünden 27 Şubat 1823'te Keşan'a sürülen Molla, yaklaşık bir yıl sonra 16 Şubat 1824'te İstanbul'a girerken çantasında yalnız özlem ve sürgün tecrübeleri değil geleneğin en özgün edebi eserlerinden biri de vardır. Şairin sürgün anılarını nazma çektiği Mihnetkeşan, yer yer mizahi ama daima akıcı bir dille kaleme alınmıştır. Söz varlığı ve ifade gücü bakımından klasik şiirin o gün itibarıyla ulaştığı seviyeyi hakkıyla temsil eder.
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...