| Yazar | : | Aysel Doğan |
| İsbn | : | 9789752636699 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 144 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Timaş Yayınları |
Psikiyatrinin en çok korkulan hastalığı 'şizofreni' bilim ve bilinçlenme sayesinde artık korkutucu olmaktan çıkmıştır. 20. yüzyılın sonlarında elde edilen bilgiler ve geliştirilen ilaçlar tedavideki başarıyı artırmış, şizofreni hastalarını ve ailelerini bu çaresizliğin girdabından kurtarmıştır.
Şizofrenide aile ilişkileri çok önemlidir. Aile ilişkilerinin hem şizofreninin ortaya çıkışına, hem hastalığın gidişatına hem de tedavisine çok büyük etkisi olmaktadır. Çocukluk dönemindeki yaşantılar ve aile yapısı hastalığın ortaya çıkışını etkileyen psikolojik faktörlerdendir. Özellikle annenin yaklaşımı ve tutumu en önemli psikolojik faktör olarak kabul edilmektedir. Endişe verici, düşmanlık dolu, ilgisiz, olumsuz duygulara sahip, diğer insanlarla görüşmelerinde şüphe verici, kuşku uyandırıcı, düşmanlık oluşturucu tavırları olan anneler önemli bir psikolojik risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca babanın ya da gencin büyüdüğü çevrenin de hastalık üzerinde birebir payı olduğu düşünülmektedir. Yaşanılan toplumun kültürel yapısı, eğitim düzeyi ailenin şizofreniye yaklaşımını belirlemektedir. Mesela Yahudi ve İtalyan toplumlarında hastaya aşırı ilgi gösterilirken, Batılı ve bireyselliğin önde olduğu toplumlarda hasta yalnız bırakılmaktadır. Çin'de aileler şizofreniye aşırı tepki gösterebilmekte, hatta terk edebilmekteyken, Brezilya' da tam tersine hastayı kucaklamaktadırlar. Sonuçta şizofreninin sosyoküıtürel sebeplerinin inceleyen araştırmalar ortaya koymuştur ki aile bağları güçlü olan toplumlarda şizofreninin görünme sıklığı azalmakta, görülse bile hastalık daha az şiddette seyretmekte ve iyileşme oranları daha yüksek olmaktadır.
Aile tedavide de çok etkindir. Evet, hastanın ilaçlarını psikiyatri tanzim eder, bakımını sağlık personeli yapar, ancak hayatını ailesi idare eder. Onun için ailelerin hastalık konusunda "ustalaşması" ve adeta "uzmanlaşması" gerekmektedir. Bu yetkinliğe sahip aileler hastalığın yükünü üzerlerine alabilmekte, bu ailelerin hastalarıysa mutlu ve huzurlu yaşayabilmektedirler. Aysel Doğan, gördüğüm en usta şizofren annesidir.