| Yazar | : | Agah Özgüç |
| İsbn | : | 9757800090 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1992 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 122 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Dharma Yayınları |
Yaklaşık iki yıl kadar önce bir yayınevi yöneticileri, teklif ettiğim proje için: "Hemen yaz getir, basalım" dediler.
Yazdık ve son düzeltmeleri de yapıp götürdük. Tam altı ay gibi bir süre geçti aradan.
Kitap basılmadı, basılacağı da yoktu bu gidişle. İkincisinde de sonuç değişmedi. Hele üçüncüsünde en uzun serüveni yaşadık.
"Ha bugün, ha yarın" derken, yandan çarklı Boğaziçi vapurları gibi haftalarca gidip geldik. Böylece bir yılı daha devirdik.
"Uymuyorsa iade edin" dedik...
Anlaşılan bu yoğun yayıncılık trafiği içinde bize sıra gelmeyecekti. Ama umudumuzu yitirmedik yine de... Çünkü güneşin her sabah aynı yerden değil, başka başka yerlerden doğacağına inanıyorduk.
Derken, bu kez yayıncılık yaşamına yeni atılan ve da-ha işin başında olmalarına karşılık yayın politikalarını başarıyla ve alçak gönüllü bir tavır içinde sürdüren iki genç arkadaş çıkıverdi karşımıza. Namık Kemal ATALAY ve Cem ŞEN.
Verdik ve bastılar. Haftalarca, aylarca çekmecelerde uykuya yatan, tozlu raflarda çile dolduran, belki de hiç okunmayan, okunduysa da ilginç bulunmayan bu "lanetli kitap", bu iki genç yayıncı sayesinde nihayet yaşama kavuştu. Hem de on gün gibi kısa bir süre içinde, düşünebiliyor musunuz? Ne kadar sıradan ve basit bir serüven değil mi bizimkisi?