Bir Osmanlı Trajedisi

Yazar : Gabriel Piterberg
İsbn : 978652116104
Yayın Tarihi : Aralık, 2017
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 261
Ölçü : 16,5 x 24 cm
Yayınevi : Koç Üniversitesi Yayınları

Tarihyazımının kendi anlatısına ve retorik boyutuna indirgenmesine dayalı şüpheci tezler, birazdan göreceğimiz gibi kökleri daha eskilere uzanıyor olsa da, özellikle son yirmi otuz yıldır dolaşımdalar. Genellikle, bu tür görüşleri ortaya atan tarihyazımı kuramcıları, tarihçilerin somut eserlerini pek umursamazlar. Ama tarihçilerin kendileri bile, son zamanlarda rağbet gören bir “linguistik dönüş” ya da “retorik dönüş” meselesine duydukları simgesel hürmet bir yana, kendi işlerinin kuramsal sonuçları üzerine düşünmeye pek yanaşmazlar. Metodolojik düşünceyle somut tarihyazımsal pratik arasındaki uçurum, nadiren son yıllardaki kadar belirgin olmuştur. Öyle görünüyor ki, bu uçurumun üstesinden gelmenin tek yolu şüphecilerin itirazlarını ciddiye almak ve sözcüğün en geniş anlamıyla, belgelerle dirsek teması halinde çalışanların bakış açısını açıklıkla kavramaya çalışmaktır. Benim çözümüm, anlatıyla belgeleme arasındaki gerilimleri araştırmanın somut düzlemine taşır. Bu çözüm, kuramcılarla tarihçiler arasında bir uzlaşma önermez ve muhtemelen her iki tarafın da canını sıkacaktır.

—Carlo Ginzburg, History, Rhetoric, and Proof

Bu öyküde, bir yenilgi sürecini anlatmaya çalıştım. Önce, bir Tanrı’nın varlığını kanıtlamayı üslenen Canterbury Piskoposunu düşündüm; sonra felsefe taşını arayan simyacıları; daha sonra üçgenin umarsız üçe bölücüleriyle yuvarlağın kareleştiricilerini. Daha sonra, kendisinden başka kimseye yasaklanmamış bir ereğe göz diken bir adamdan söz etmek daha şiirsel geldi. İslam’ın kapalı küresinde tragedya ve komedya sözcüklerinin anlamını asla çözemeyecek İbni Rüşd’ü, Averroes’i andım. Onun serüvenini aktardım; yazdıkça, Burtonın söz ettiği tanrının, hani şu boğa yaratayım derken yaban öküzü yaratan tanrının duyduklarını duydum. Yapıtım, benimle dalga geçiyormuş gibi geldi. Tiyatronun ne olabileceğini bile bilmeden bir oyunun ne olabileceğini tasarlamaya çalışan Averroes, Renandan, Laneden ve Asın Palaciostan birkaç bölük pörçük alıntıdan başka kaynağı olmaksızın Averroes’i tasarlamaya çalışan benden daha gülünç değil gibime geldi. Son sayfaya vardığımda, anlattığım, metni kaleme alan kendimin, o süreçteki kişiliğimin bir simgesiymiş gibi geldi, metni kaleme almak için o adam olmak zorundaydım, ve o adam olmak için ele o metni kaleme almak zorundaydım, sonsuza kadar uzayabilir bu. (Kendisine inanmaktan caydığım anda “Averroes” de uçup gidiyor.)

—Jorge Luis Borges, “Averroes’in Arayışı”, Alef. çev. Tomris Uyar

******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...