| Yazar | : | Feroz Ahmad |
| İsbn | : | 9789756176687 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 274 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | İst. Bilgi Üniversitesi |
Osmanlı İmparatorluğu 19. ve 20. yüzyıllarda yok olmaya yüz tuttuğunda, Osmanlılar geri dönecek bir anayurdu olmayan ender halklardandı. Diğer imparatorluk halkları kendi anayurtlarına dönmüşlerdi: İngilizler sömürgelerinden çıkmaya zorlandıklarında kendi ada merkezlerine; Fransızlar Fransa'ya; İspanyollar İspanya'ya ve diğerleri kendi anayurtlarına. 20. yüzyıla gelindiğinde, Osmanlıların bir anayurdu yoktu; çünkü onlar, çeşitli sebeplerle, Orta ve İç Asya bozkırlarından göç etmek zorunda kalmış ve farklı yönlere dağılmış boylardı. Bu boylardan, aralarında liderleri Osman'dan (ölümü 1326) dolayı Osmanlılar olarak adlandırılanlar da dahil olmak üzere bir bölümü İslam dünyasına göç etmiş ve İslam dinini benimsemişlerdi.
Bu topluluklar kaynaştıkları topluluklar tarafından 'Türk' olarak adlandırılmıştı. Ancak, onlar kendilerini bağlı oldukları aşiretin başındaki reisin adına göre adlandırıyorlardı. Bu sayede ortaya Selçuklular, Danişmentliter, Menteşeoğulları ve Osmanlılar çıkmıştır. Osmanlılar, 'Türk' adını, henüz boyun eğdirilmemiş ya da 'uygarlaşmamış', ancak kendi topraklarında yaşamakta olan göçebe veya yerleşik, çiftçilikle uğraşan kabile grupları için kullanıyorlar. Yine de Osmanlılarla ilişkiye giren Venedik ve Cenova kentlerinden tacirler, sonraları da İngiliz ve Fransızlar Osmanlıları, 'Türk' veya 'Turque' olarak adlandırdılar. Yunan Ortodoksları, Osmanlı yönetimini 'Turkokratya' (Türk yönetimi) olarak adlandırdılar. Avrupalılar ve Hıristiyanlar için, 'Türk' kelimesi 'Müslüman'la eşanlamlı olarak düşünüldü; dolayısıyla da bir Hıristiyan din değiştirip Müslüman olursa 'Türkleşti' diye tanımlandı. Türkiye aynı zamanda İngilizce'de Osmanlı İmparatorluğu'nu ifade eden bir sözcük oldu. Örneğin Lord Byron Osmanlı Arnavutluk'undan Kasım 1809'da annesine yazarken, "Bir süredir Türkiye'deyim: burası (Preveze) deniz kıyısında ama Paşa'yı ziyaret etmek için Arnavutluk vilayetinin iç kesimlerine gitmem gerekti" diyordu. Avrupalılar arasında, imparatorluk coğrafyasından bahsederken, Osmanlı'nın Balkanlar'daki toprakları için 'Avrupa Türkiyesi'; Anadolu ve Arap vilayetleri için de 'Asya Türkiyesi' demek yaygındı...